YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2887
KARAR NO : 2017/5819
KARAR TARİHİ : 27.12.2017
Mahkemesi :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
Hüküm : TCK’nın 314/3, 220/6, 314/2, 31/3, 62, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
“2911 sayılı Kanunun 33/1 maddesine muhalefet”, “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” ve “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından verilen hükkmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının dosya kapsamında itirazen incelendiği; suça sürüklenen çocuk müdafiinin 24.04.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinden de sadece silahlı terör örgütüne üye olmamakla örgüt adına suç işleme suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz istemine konu yapıldığı, dolayısıyla anılan suçlar yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile 2911 sayılı Kanunun 32/1 maddesine muhalefet suçundan verilen beraat hükmünün temyiz istemi kapsamında olmadığı anlaşılmakla;
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ancak;
Anayasanın 38, 138/1. maddeleri, 6352 sayılı Kanunun amaç, kapsam ve gerekçesi, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı sanığın kasta dayalı kusuru, güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurulup, olayın oluş şekli de nazara alınarak; tayin olunan cezadan TCK’nın 220. maddesinin 6. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana uygun olan ve maddede gösterilen indirim oranı ile uyumlu, makul ve makbul bir indirim yapılması gerektiği yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.