Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2133 E. 2017/25227 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2133
KARAR NO : 2017/25227
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK 158/1-f-son,43/1,62 md gereği mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanığın kardeşi olan şikayetçi … ve amcasının oğlu olan şikayetçi …’in kimlik kartları üzerine kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle, 09/09/2008 ve 12/09/2008 suç tarihlerinde Türkiye İş Bankası … ve … şubelerinden şikayetçilerin hesaplarında bulunan paraları çekmek sureti ile dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; banka tarafından hesaplardan paralar çekilirken kullanıldığı iddia olunan kimliklerin asılları ya da fotokopilerin bulunmadığını bildirdiği, sanığın aksi ispatlanamayan beyanında ise mağdurların kimliklerinin asılları ile gidip parayı çektiğini, kimlikler üzerine oynama yapmadığını beyan ettiği, keza bankadan para çekilirken sanık ile getirdiği kimliğin kontrolünün banka görevlisi tarafından yapılmadığı ve denetim görevinin gerçekleştirilmediği, sanığın ise bu durumda banka görevlisinin denetim görevini ortadan kaldırıcı bir eyleminin bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, şüpheden sanığın yararlanacağı, neticede sanığın sahte kimlik kullanmak sureti ile bankayı aracı kılarak mağdurları dolandırdığı yönünde delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre;
a)Sanığın farklı zamanlarda farklı mağdurların banka hesaplarından paraları çekmiş olması sebebi ile mağdur sayısınca suç oluşacağı gözardı edilerek eylemlerin zincirleme suç kabulü ile TCK 43 .maddesi uygulanması,
b) TCK 158/1-f-son maddesi gereğince manfaat miktarının yanlış hesaplanması,
c) 5237 sayılı TCK 167/2.maddesi gereği ana baba bir olup ayrı konutta yaşamakta olan kişi aleyhine bu suçun işlenmesi durumunda takibin ve yargılamanın şikayete tabi olduğu yönündeki düzenleme gereği, dosya kapsamında mağdur …’in ile sanığın kardeş olup mağdur …’ın abisi olan sanıktan bu eylem sebebi ile şikayetinin olmadığını beyan etmesi karşısında, sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin 5237 sayılı TCK 73/6.maddesi gereği sorulmasının ardından, sonucuna göre yargılama yapılması gerekirken bu hususun eksik bırakılması sureti ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın sübuta dair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.