Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/15102 E. 2017/15315 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15102
KARAR NO : 2017/15315
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
TCK 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçları hakkında denetim ve işlem yapan elektrik, su, doğalgaz idarelerinde çalışan kamu görevlileri, görevleri sırasında, karşılıksız yararlanma olarak nitelenebilecek usulsüz bir kullanımı tesbit ettiklerinde bu eylemin ceza soruşturmasını gerektirebileceğini dikkate alarak bir yandan elektrik, su, doğalgazın sayaçtan geçirilip geçirilmediği, sayaçtan geçiyorsa sayacın doğru ölçüm yapmasına müdahale edilip edilmediği, kısmen veya tamamen geçirilmiyorsa tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek hangi yöntemlerin, bu amaçla hangi cihaz ve malzemelerin kullanıldığı, bu tespitlerin ne tür incelemelere dayandığı vb. tüm ayrıntıları içeren bir suç tutanağının düzenlenmesi, bir yandan da CMK 158. maddesi gereğince hemen en yakın adli kolluk birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığına durumun bildirilmesi ve adli kolluk görevlilerinin de olay yerine hemen intikali ile CMK 160, 161 maddeleri gereği Cumhuriyet Savcısı’nın emirleri çerçevesinde suçun sübut ve niteliğine yönelik delil toplama görevini yapmalıdır.
Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından da suç tutanağı içeriğine göre şüphelinin işyeri, konut veya arazideki elektrik, su, doğalgaz kullanımını gerektiren tüketim ihtiyacının veya kurulu gücün varsa tüketim föyleride getirtilmek suretiyle tespiti ile teknik açıdan bu tüketim ihtiyacı veya kurulu gücün gereği kullanım miktarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi, bu miktarın sayaçtan geçirilerek kullanım halinde sayaç üzerindeki endeks ile de kıyaslanarak karşılıksız yararlanma suçunun kabulünü gerektirecek önemli bir farkın, orantısızlığın olup olmadığının, uğranılan vergili ve cezasız zarar miktarının tespiti amacıyla keşif yapılması için CMK 83, 162 maddelerine istinaden Sulh Ceza Hakimliğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması için talepte bulunulması, Sulh Ceza Hakimliğince gecikmesinde sakınca bulunduğu yolunda karar verildiği taktirde Cumhuriyet Savcısı tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya içeriğindeki delillere göre karşılıksız yararlanma suçunun oluştuğu kanaatine varıldığı takdirde şüphelinin TCK’nın 168/5. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmesi, bu hususun bir dava şartı olduğu ve CMK’nın 174, 223/8. maddeleri gereğince işlem ifasına da yol açabileceği değerlendirilerek Cumhuriyet Başsavcılığı’nca şüpheliye belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirilip, makul bir süre tanınması, soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde KYOK verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde dava açılması gerekmektedir. Bu nedenlerle; bu hususta eksikler olmasına rağmen iddianame mahkemece kabul edilmişse CMK 223/8 hükmü karşısında eksikliklerin mahkemece tamamlanması gerekecektir.
Sanık hakkında:
1-Abonenin sayacı sökük branşmanı kapalı olduğu halde idareye ait tapalı branşmanı açıp kendi dahili tasisatına bağlamak suretiyle kaçak suyu konutu dahilinde kullandığının 16.06.2015 tarihli tutanak ile tespiti karşısında, CGK’nın 16/05/2006 tarih, 2006/7-137 Esas ve 142 Karar ile 13/06/2006 tarih, 2006/7-160 Esas ve 161 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, suça konu gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; katılan kurum görevlileri tarafından sayacın 19.01.2015 tarihinde neden söküldüğü sorularak, kaçak usulsüz kullanımın kesin başladığı tarihi kesin olarak tespit edilerek; sanık halen suça konu yerde oturuyor ise keşif yapılıp tespit edilerek tüketim ihtiyacına göre; oturmuyor ise ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına göre suç tarihine kadar tüketilmesi gereken kaçak su miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz kaçak su kullanım bedeli her bir tutanak yönünden ayrı ayrı tespit edilerek; sayaçsız doğrudan kullanımlarda karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiği açık olduğu için bilirkişi tespitinin gerçek kurum zararını göstereceği nazara alınıp; kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi halinde TCK’nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usulü işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle, bilirkişi tarafından suça konu tutanaklar nedeniyle normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararını varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği ve TCK 168/5. fıkrası, CMK 223/8. fıkrası uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için, suç tarihine göre düşme kararı verileceği ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde,tebligat yapılıyorsa her halde makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu sanığın mahkumiyetine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. ve TCK’nın 52/3. maddelerine aykırı davranılması,
3-Karşılıksız yararlanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması halinde Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için kararın Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne gönderilmeyeceğinin gözetilmemesi,
4-18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/3. maddesi değiştirilerek “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. ” düzenlenesi karşısında ” taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsil edilmesine; ödenmeyen adli para cezasının C.Savcısının kararı ile hapis cezasına çevrilerek iki saat çalışma karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılma suretiyle infaz edileceğinin sanığa ihtarına ” denilmek suretiyle infazı kısıtlar biçimde karar verilmiş olması Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.