Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3478 E. 2017/5701 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3478
KARAR NO : 2017/5701
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/11/2015 tarih ve 2015/613-2015/928 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’ün şirketin kayıt ve gelirleri hakkında yanlış bilgi vermesi ve yanıltması ile müvekkilinin davalı şirkete ortak olmaya karar verdiğini, bu amaçla müvekkili, davalı … ve davalı … arasında hisse devir sözleşmeleri imzalanarak bu davalılara ait hisselerin müvekkiline devredildiğini, buna karşılık devredenlere 70.000 TL ödendiğini, davalıların devirleri şirkete bildirmediğini, pay defterine kaydetmediklerini, ortakların 3/4’ünün muvafakatının alınmadığını, sahte imzalarla dava konusu hisse devirleri hakkında ortaklar kurulu kararı tanzim edildiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmadığının tespitini, 70.000 TL’nin davalılardan tahsilini, şirket hisse devrini gerçekleştirmeyen ve müvekkili zarara uğratan davalılardan 1.000 TL maddi 1.000 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin bir kısım hissesini davacıya devrettiğini, devir bedelini de nakten aldığını, hisse devri ile birlikte … Şubesinin, eğitim bedeli için tanzim edilen 121.170 TL tutarındaki bonoların, malzeme ve cihazların davacıya teslim edildiğini, davacının düzenlediği senet bedellerinin müvekkiline değil şirket kasasına ödendiğini, bu ödemelerin şirketin mali sıkıntısının giderilmesi için yapıldığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, hisse devrinin şirkete bildirildiğini, ortaklar kurulunun karar aldığını, devrin pay defterine kaydedildiğini, davalıların davacının hisse devrinin pay defterine kaydına muvafakat ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, hisse devir sözleşmesinin tarafı ve şirkette yöneticiliği olmayan müvekkilinden talepte bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin yönetici sıfatının bulunmadığını, davacı ile bir hukuki ilişkiye girmediğini, sözleşmenin de tarafı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, cevap vermemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalılarca davacının geçerli bir ortaklığının bulunmadığı yönünde itiraz ileri sürülmediği, aksine iddianın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu yönünden savunmalarda bulundukları, sözü edilen hisse devir sözleşmelerinin 21/12/2006 tarihinde yapıldığı, ortaklar kurulu kararının 29/01/2007 tarihinde alındığı, davanın ise 06/10/2010 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile … yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine, diğer davalılardan hakkında kurulan kararın ise kesinleşmiş olması da gözetilerek yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemenin 19.12.2013 tarihli ilk kararında davacının şirket ortağı olmadığının tespitine dair verilen kararın davalı …’ten devralınan hisselere ilişkin olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, hisse devir bedeli olarak ödenen bedelin tüm davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalılardan … ve …’ten davalı şirkete ait hisselerin bir kısmını noter senedine göre toplam 7.500,00 TL bedel karşılığı devralmış, ancak 48.000,00 TL ve 20.000,00 TL bedelli lehtarı davalı …Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti, keşidecisi davacı … olan iki adet çek ve 2.000,00 TL nakit ile toplam 70.000,00 TL ödeme yaptığını iddia etmektedir. Davalı şirketin kasa raporları incelendiğinde, davacı tarafından iki adet çek karşılığı yapılan toplam 68.000,00 TL ödemenin şirket kasasına girdiği sabit olduğuna ve davacı da bu tutarın tahsilini istediğine göre, davalı şirketin kasasına girdiği sabit olan bu tutar yönünden dava açılmış olduğu gözetilerek ve davacı tarafından hangi sebeple davalı şirkete bu ödemelerin yapıldığı hususu üzerinde durularak bir sonuca varılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.