YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3019
KARAR NO : 2017/5643
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2014 gün ve 2013/145-2014/86 sayılı kararı onayan Daire’nin 14/12/2015 gün ve 2015/8883-2015/13461 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden …’nun, davalının %95 ve dava dışı Birgül Kadı’nın %5 hissedar olduğu … Kadife Mensucat San. ve Tic. Ltd. Şti’nin hisselerini 500.000 TL bedelle satın aldığını, satış bedeli olarak tayin edilen 500.000 TL bedelin şirketin çeklerinin teminat olarak verilmesi mukabilinde nakden ödenmesi hususunda anlaştıklarını, müvekkili …’nun şirketin çek hesabından 800.000 dolarlık teminat çeklerini düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, şirket hisse devir bedeli olan 500.000 TL’nin teminat olarak verilen çeklerin günü gelmeden ödendiğini, davalıdan teminat olarak verilen çeklerin tamamı istendiğinde çekleri tahsile koymakla tehdit ettiğini, davalının tehdidi nedeniyle ikrah altında tarihsiz borç itfa sözleşmesi kapsamında 18 adet 600.000 USD bedelli çek verildiğini, bu çeklerde müvekkili …’nun avalist, müvekkili …’nun kefil olduğunu ileri sürerek, hile ve ikraha dayalı yapılan Borç İtfa Sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, çeklerin istirdat ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 14.12.2015 tarihli ilamı ile onanmıştır.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Davacılar vekili, dava dilekçesinde davalıya limited şirket hisse devri karşılığında 17.05.2011 tarihli sözleşmeyle verilen teminat çeklerinin, hisse devir bedeli ödenmesine rağmen iade edilmediğini, 17.05.2011 tarihli sözleşmeyle verilen çeklerin icraya konulacağı tehdidi altında Borç İtfa Sözleşmesi imzalandığını, Borç İtfa Sözleşmesine dayalı olarak teminat çeklerinin alınarak yerine 600.000 USD bedelli 18 adet çek verildiğini ileri sürerek, Borç İtfa Sözleşmesinin hile ve ikrah nedeniyle geçersiz olduğunun ve çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin istirdatını talep etmiştir. Ayrıca, 27.11.2012 tarihli duruşmada davacı vekili 17.05.2011 tarihli sözleşmenin iptali konusunda talepleri olmadığını, asıl taleplerinin 17.05.2011 tarihli sözleşme ile verilen çeklerin baskı unsuru olarak kullanılarak davacının imzalamak zorunda kaldığı Borç İtfa Sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile çeklerin ve fazla ödemenin iadesi olduğunu beyan etmiştir.
Dava dilekçesi ve davacılar vekilinin beyanlarından irade sakatlığı nedeniyle geçersizliği istenen sözleşmenin tarihsiz Borç İtfa Sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece hile ve ikrah nedeniyle geçersiz olduğu iddia edilen Borç İtfa Sözleşmesi ile ilgili bir değerlendirme yapılmaksızın, dava konusu edilmeyen 17/05/2011 tarihli protokolün ikrah halinde imzalandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece hile ve ikrah nedeniyle geçersiz olduğu iddia edilen Borç İtfa Sözleşmesinin geçerli olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin, 14.12.2015 tarihli 2015/8883 Esas 2015/13461 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair karar düzeltme nedenlerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.12.2015 tarihli 2015/8883 Esas 2015/13461 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin sair karar düzeltme nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.