Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2017/6321 E. 2017/14242 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6321
KARAR NO : 2017/14242
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hileli iflas
HÜKÜM : Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, yönetim kurulu başkanı olduğu …. Tekstil A.Ş. 14.12.2005 tarihinde İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin yürütüldüğü İstanbul 2.İflas Müdürlüğü tarafından şirkete ait, iflas karar tarihinden önceki 3 yıla ilişkin defter ve belgelerin ibrazı istenilmesine rağmen, sanığın şirkete ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, sanığın bu surette hileli iflas suçunu işlediği iddia edilen olayda;
5237 sayılı TCK.nun 161. madde gerekçesinde iflas kararının objektif cezalandırılabilme şartı niteliğinde olduğu açıkça belirtilmiş olup, dolayısıyla bir objektif cezalandırılabilme şartı olan iflas kararının suçun unsuru olmadığı, madde hükmünde de açıkça belirtildiği üzere kanun tarafından cezai yaptırıma bağlanan eylemin iflas etmek değil, iflas kararından önce veya sonra mal varlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflar olduğu, bu çerçevede hileli iflas suçunun hileli tasarrufların gerçekleştirildiği anda tamamlandığı ve bu tasarruflardan önce veya sonra verilen iflas kararının sadece bu hileli tasarrufların cezalandırılabilirliği açısından etkili olduğu, diğer bir deyişle esasen cezai yaptırıma bağlanan eylemler hileli tasarruflar olduğundan, iflas kararı bu tasarruflardan sonra verilse bile, suçun hileli tasarrufların yapıldığı tarihte meydana geldiği ve dolayısıyla bu tarihte geçerli olan cezai hükümlerin uygulanması gerektiği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu en son hileli tasarruf eyleminin 1999 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 765 sayılı Kanunun 506. maddesine temas eden hileli iflas suçunun, suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.