YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6071
KARAR NO : 2017/6136
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümlerin sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 29.11.2017 Çarşamba saat 09.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belirlenen tarihte gerçekleştirilen duruşmaya sanık müdafiin katılmaması nedeniyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdurenin onbeş yaşını ikmal etmediği dönemde istinabe yoluyla alınan 06.05.2009 günlü mahkeme ifadesinde hazır bulunan annesi müşteki …’in sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdure ile müşteki …’in davaya katılma ve hükümleri temyize hakları bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vekilin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafiin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece, sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK’nın 103/2, 62. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan 28.05.2009 günlü ilk hükmün mağdure …, müşteki … vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından verilen 07.07.2010 gün ve 2010/2115 Esas, 2010/6069 Karar sayılı ilam ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden de ruh sağlığındaki bozulmaya ilişkin alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek usulüne uygun rapor alınması gerektiğinden bahisle hükümler sanık aleyhine bozulmuş ise de, mağdure ile mağdurenin kanuni temsilcisi olan müşteki …’in, Selçuk Asliye Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla beyanlarının alındığı 06.05.2009 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, kamu davasına katılma ve 28.05.2009 günlü hükümleri temyiz etme haklarının bulunmaması nedeniyle ilk hükmün sanık aleyhine bozulamayacağı gözetilmeden sehven bozma kararı verildiği nazara alınarak mahkemece sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı gözetilerek mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde her iki suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Mağdure ile müştekinin şikayetçi olmamaları karşısında mahkemece verilen katılma kararının hükümsüz kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.