Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/11787 E. 2017/27237 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11787
KARAR NO : 2017/27237
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Hakaret suçundan kurulan hükümde, aylık gelirinin 1.000 TL olduğunu beyan eden sanık hakkında, TCK’nın 50 ve 52. maddeleri uyarınca adli para cezası belirlenirken sosyal ve ekonomik durumunun ne şekilde yüksek bulunduğu kararda açıklanıp tartışılmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılması,
2-Tehdit suçundan alt sınırdan hüküm kurulurken gösterilen benzer gerekçelerle hakaret suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle cezaların bireyselleştirilmesinde çelişkili karar verilmesi,
3-TCK’nın 50/1-f maddesinde “mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya” karar verilebileceğinin belirtilmesi, sanığın 11.11.2014 tarihli oturumda açıkça kamuya yararlı bir işte çalışmaya rızasının olduğunu ifade etmesine rağmen, hakkında gerekçe gösterilmeksizin TCK’nın 50/1-f maddesinin uygulanmaması,
4-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5-Tehdit ve hakaret suçları nedeniyle dosyaya yansıyan ve talep edilen somut (maddi) bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmaması karşısında, adli sicil kaydı bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç
işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılmadan, “şikayetin devam etmesi” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
6-Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu ancak yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği, anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.