Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8729 E. 2017/21256 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8729
KARAR NO : 2017/21256
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalı şirket hakkında … İcra Müdürlüğü’nün 2014/213 esas sayılı dosyası ile işçilik alacaklarının tahsili için icra takibinin yapıldığını, davalının ise … İcra Müdürlüğü’nün yetkisine ve dosyadaki borçlara itirazda bulunduğunu, davacının davalı şirkete bağlı olarak … Belediyesinde taşeron işçi olarak çalıştığını beyan ederek, … İcra Müdürlüğünün 2014/213 esas sayılı dosyasındaki yetki ve borca itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; yetkili mahkemenin … Mahkemeleri olduğunu, husumet itirazlarının zamanaşımına uğradığını, esasa yönelik olarak davacının gönderdiği takip talebinde hangi aylara ilişkin maaş alacağı olduğunun açık olmadığını, faizin nasıl hesaplandığının belirli olmadığını, davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı tarafından davalı taraf hakkında 05/06/2014 tarihinde, 2014 yılı ücret alacakları olan 3.275,46 TL için … İcra Müdürlüğü’nde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından ise; bir kısmı icra takibi ve dava tarihinden önce ödendiği kalan kısmının ise 27/08/2014 tarihinde dava açıldıktan sonra ödendiği anlaşılmıştır. Mahkemece; itirazın iptaline konu ücret alacağının işverence bir kısmının takipten önce, bir kısmının ise dava sırasında itfa olunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacıya yapılan ödemelerin dava tarihinden sonra yapılmış olması itibariyle itirazın iptaline konu alacak açısından Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığı hükmü kurulması gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
3-Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
Dava açıldıktan sonra yapılan ödeme sebebi ile talep edilen alacaklar için, kabul ile reddedilen miktar gözönünde bulundurularak yargılama gideri ile vekalet ücretinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece yazılı husus gözardı edilerek karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
4-Taraflar arasında icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Bu şartlar yoksa likit bir alacaktan söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebi içinde gerekçe belirtilmeksizin reddine karar verilmiştir. Davalının; söz konusu icra takibine konu alacağı, dava açıldıktan sonra ödediği anlaşıldığından likit sayılan bu ücret alacağı için, sorumlu olduğunu bilmesine rağmen haksız olarak icra takibine itiraz ettiği için, davacının talep etmiş olduğu icra inkar tazminatının asıl alacağın %20’si üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece icra inkar tazminatının kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 10/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.