Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/5894 E. 2017/6226 K. 13.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5894
KARAR NO : 2017/6226
KARAR TARİHİ : 13.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-) Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK’nın 53.maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar …, … ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,

II-) Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Ceza yargılamasının amacı, usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda somut gerçeğin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde kesin olarak saptanmasıdır. Gerek 1412 sayılı CMUK gerekse 5271 sayılı CMK adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle hüküm kesinleşinceye kadar, inceleme olanağı bulunan kanıtların ele alınıp değerlendirilmesi, diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşmesi için, olaya ışık tutabilecek nitelikteki tüm yasal kanıt ve belgelerin araştırılıp tartışılması, doğruluğunun her türlü kuşkudan uzak bir şekilde ispatı zorunludur.

Hal böyle olunca;

Mağdur …’ın 26/02/2011 günlü kolluk ve ek kolluk beyanında özetle; olay tarihinde aralarında sanıklar… ve …’un da bulunduğu sekiz kişi tarafından darp edildiğini, abisi …’ın kendilerine borcu olduğunu söyleyerek bu borcu ödemesini istediklerini ve silahla tehdit ederek “senet imzalayacaksın yoksa seni öldürürüz” dediklerini beyan ettiği,sanığın ise aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediğini savunduğunun anlaşılması karşısında; sanık …’in diğer sanıkları, mağdur …’ı yağmalamaları ve yaralamaları konusunda azmettirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip açıklanmadan yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,

2-) Kabule göre de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.