Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40883 E. 2017/21611 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40883
KARAR NO : 2017/21611
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Müvekkilinin davalı …’in üst işveren olduğu, hizmet alımı işinde 01/07/2009’da çalışmaya başladığını, çalışmasının … İl Müdürlüğünde çeşitli alt işverenler nezdinde gerçekleştığını, son defa alt işveren … Temizlik ve Taşımacılık Hizmetleri Gıda Taahhüt Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi nezdinde gerçekleştiğini, iş akdinin hiçbir yazılı bildirim yapılmaksızın, savunma alınmaksızın 01/05/2016 tarihi itibariyle sözlü olarak sona erdirildiğini, bu şekilde yasanın 18 ve devamı maddelerinde yer alan iş güvencesi hükümlerine aykırı hareket edildiğini, davacının iş akdinin feshinin geçersizliği ile davacının … Temizlik ve Taşımacılık Hizmetleri Gıda Taahhüt Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi işyerinde aynı işe iadesine, en çok 4 (dört) aya kadar boşta geçen süre için ücret ve diğer mali ve sosyal hakların ödenmesi gerektiğinin tespiti ile ve işe başlatmama tazminatının, feshin yazılı yapılmaması ve kötü niyetli olması nedeniyle tavandan belirlenmesi, işe iade kararı verilmesi ve müvekkilin süresi içinde başvurması halinde, kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 (dört) aylık ücret ve diğer mali ve sosyal haklarından ve davacının başvurusu üzerine, davacının işverence işe başlatılmaması halinde hükmedilecek işe başlatmama tazminatından tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı ile müvekkil idare arasında hiç bir şekilde bir iş akdi bulunmadığını, idarenin ihtiyaç duyduğu hizmet konusunda ihale yatmakta ve ihaleyi kazanan firmaların kendi bünyelerinde çalıştırdıkları personel ile ihale konusu hizmeti sağlamakta olduğunu, davacı ile idare arasında sözleşmesel bir ilişki ve hizmet ilişki bulunmadığını, davacının idare tarafından defaatle sözlü olarak uyarılmış olmasına rağmen davranışlarına devam ettiğini, söz konusu personel için tarafınızdan gerekli sözlü ve yazılı uyarının yapılması, personelin işe geç gelme davranışlarının devam etmesi durumunda eleman değişikliği talebinde bulunacağımız hususunda… denilerek alt işveren firmaya ihtarda bulunulduğunu, müvekkili idarenin sözleşmeyi fesih yetkisi bulunmadığını, sadece şartname ve sözleşme gereğince yüklenici firmadan personel değişikliği dalep edilmekte olduğunu, davacının 08:00’da başlayan mesaisine 14/10/2015 tarihinde 10:30’da işe geldiğini, 16/10/2015 tarihinde 08:30’da işe geldiğini, 06/11/2015 tarihinde 08:30’da işe geldiğini, 04/11/2015 tarihinde 08:42’de işe geldiğini, 06/01/2016 tarihinde 08:25’de işe geldiğini, 10/03/2016 tarihinde 08:25’de işe geldiğini, 11/04/2016 tarihinde 08:18’de işe geldiğini, 21/04/2016 tarihinde 08:17’de işe geldiğini ve bunların müvekkil idare tarafından tutanak altına alındığını, 26/04/2016 tarih ve 585 sayılı yazıları ile yüklenici firmadan personel değişikliği talebinde bulunulduğunu, tüm bu hususlar nedeniyle davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Temizlik ve Taşımacılık Hizmetleri Gıda Taahhüt Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkil firma ile … arasında temizlik işi alımı nedeniyle sözleşme yapıldığını, iş akdinin devamı sırasında, asıl işverenin işyerinde çalışan davacının 06/01/2016 – 21/01/2016 tarihlerinde işyerindeki çalışmasına geç geldiğini, bunun ardından asıl işveren tarafından müvekkil firmaya gönderilen yazıyla davacının iş akdinin devamını imkansız hale getiren davranışları nedeniyle sona erdirilmesinin talep edildiği ve müvekkili firmaya davacıya ilişkin geç kalma tutanaklarının sunulduğunu, davacının üst üste işyerine gelmeyerek iş akdini kendi isteğiyle feshettiğini, müvekkil firmanın davacının iş akdini feshetmediğini, iş akdini kendi iradesi ve isteğiyle işyerine gelmeyerek fesheden davacının iş akdi, 4857 Sayılı Yasa’nın 25.maddesi uyarınca haklı sebeple sona erdiğini, bu yönüyle; iş akdini kendi isteğiyle fesheden davacının işe iade talebinin samimi olmadığını savunarak davacı taleplerinin reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
Davalı … vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Temyiz başvurusu:
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda davalı taraf iş sözleşmesini yazılı olarak feshetmemiştir. Ancak davalı alt işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gözetildiğinde artık yazılı fesih bildirimi geçerlilik koşulu değildir. Bu nedenle yazılı fesih bildirimi bulunmaması feshi geçersiz hale getirmez.
Davacının dosya içeriği ile davacının 08:00’da başlayan mesaisine 14/10/2015 tarihinde 10:30’da işe geldiğinin, 16/10/2015 tarihinde 08:30’da işe geldiğinin, 06/11/2015 tarihinde 08:30’da işe geldiğinin, 04/11/2015 tarihinde 08:42’de işe geldiğinin, 06/01/2016 tarihinde 08:25’de işe geldiğinin, 10/03/2016 tarihinde 08:25’de işe geldiğinin, 11/04/2016 tarihinde 08:18’de işe geldiğinin, 21/04/2016 tarihinde 08:17’de işe geldiğinin tutanak altına alındığı, tutanak içeriklerinin tanık beyanları ile doğrulandığı dikkate alındığında fesih sebebi yapılan olgu haklı neden oluşturacak ağırlıkta olmasa bile, davalıdan davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Bu nedenle davalıca yapılan feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesi ve yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 114,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 12.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.