YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8619
KARAR NO : 2017/21383
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde yaşadığı zorluklar ve fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, fazla mesai ve yol ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinn devamsızlık nedeni ile haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dşında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretinin hesaplanması konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen alacakların ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma yapıldığı, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Dosya içeriğine göre, fazla mesai ücreti alacağı, taraf tanıklarının ortak beyanlarına göre, davacının haftada altı gün 08:30-19:30 saatleri arasında günde bir saat ara dinlenme ile altmış saat çalışarak haftada onbeş saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplanmıştır. İmzalı bordrolar ile fazla mesai ödemesi yapılan aylar hesaplama sırasında dışlanmıştır.
Ancak imzasız bordrolarla tahakkuk ettirilerek banka aracılığı ile ödendiği anlaşılan (özellikle 2012 yılı Ocak ve Mart ayları) fazla mesai ücretinin hesaplanan miktarlardan mahsup edilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması hatalıdır .
Kabule göre de dava, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği iddiası ile açılmış olup dosya kapsamına ve ödenmeyen fazla mesai ücreti bulunduğunun anlaşılmasına göre kıdem tazminatının hüküm altına alınması isabetlidir. Bununla birlikte mahkeme gerekçesinde iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiği belirtilerek talebi aşar şekilde, davacıya ileride ihbar tazminatı isteme hakkı doğurulması hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.