YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6149
KARAR NO : 2017/6482
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/01/2016 tarih ve 2016/33-2016/141 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.11.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av… ile davalılar vekili Av … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … Grubu yöneticilerinin, 1990’lı yıllardan itibaren yatırılan paranın her istendiği an geri ödeneceği ve yüksek faiz verileceği garantileri ile binlerce kişiden para topladıklarını, müvekkilinden de üzerinde “… Hisse Senedi Devir Ve Kabul Sözleşmesi” ibaresi bulunan belgeler karşılığında toplam 105.000 DM ve 5.273 Euro tahsil edildiğini ileri sürerek, davacının davalı şirketle geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 105.000 DM (53.685,65 Euro) ve 5.273 Euro karşılığı 112.151,14 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davacının ortak olduğunu, koyduğu sermayeyi geri isteyemeyeceğini, davalı …’a husumet düşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacıyla davalı …Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 98.579,41 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davaya konu davacıyla … adlı kişi arasında yapılan hisse devir kabul sözleşmesi adlı belge yönünden yapılan bedel isteminin ispat olunamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının “… Holding A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı 01/01/2001 tarihli belgeye istinaden hisseyi dava dışı … adlı kişiden devraldığı, bedelin davalı şirkete ait mizan kaydında görünmemesinin doğal olduğu, davalılar tarafından kullanılan hilelerle davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği gerekçesiyle, davacıyla … adlı kişi arasında yapılan hisse devir kabul sözleşmesi adlı belge yönünden yapılan bedel isteminin ispat olunamadığından reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere … Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Nitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, olayın haksız fiil olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin ismini taşıyan belgede davacının hisse devraldığının gösterilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davacıyla … adlı kişi arasında yapılan hisse devir kabul sözleşmesi adlı belge yönünden de davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle davacıyla … adlı kişi arasında yapılan hisse devir kabul sözleşmesi adlı belge yönünden yapılan bedel isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.049,96 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.