YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8889
KARAR NO : 2017/6204
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2015 tarih ve 2014/305-2015/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı … vekili, müvekkilinin davalı şirkette %33 pay sahibi olduğunu, 2013 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin çağrının yasa gereği iadeli taahhütlü olarak yapılması gerekirken, noterden hızlı posta yolu ile yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, olağan genel kurul toplantısının yapıldığının sözlü olarak kendisine bildirildiğini, ancak yapılıp yapılmadığını bilmediğini, alınan kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, toplantı tutanağının Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmadığını iddia ederek, toplantının ve alınan kararların butlan yaptırımına tabi olduğunun tespiti ve genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı … vekili, müvekkilinin davalı şirkette % 33 hissesi ile ortak olduğunu, davalı şirketin 2013 yılı olağan genel kurul toplantısının 24.03.2014 tarihinde yapılmasına karar verdiğini ve olağanüstü ortaklar kurulu toplantısı yaptığını, bu işlemin usule ve kanuna aykırı olduğunun davalı şirkete müvekkili tarafından noter aracılığı ile bildirildiğini, yapılan toplantıda alınan toplantı tutanaklarında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bu nedenle davalı şirketin gerçekleştirdiği olağan genel kurul toplantısının müvekkilinin davet edilmemesi nedeniyle tüm kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya ilişkin cevap dilekçesi vermediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, asıl dava ve birleşen davada, 2013 yılına ilişkin olan Genel Kurul Toplantısının Ticaret Kanunu’nda düzenlenen çağrı usulüne uygun olarak yapılmadığı, iadeli taahhütlü posta ile yapılması gereken davetin davacı … …. hızlı posta ile noter kanalıyla yapıldığı, şirket esas sözleşmesinde de bu şekilde yapılabileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, şirketin internet sitesinde ve Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanmadığı, birleşen dosya davacısı …’a ise davetiyenin hiç gönderilmediği
halbuki davacı …’ın ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın henüz kesinleşmediği, yargılama aşamasında olduğu, bu nedenle Yargıtayın yerleşik içtihatları karşısında ortak sıfatının devam ettiği ve halen ortaklık sıfatı devam ettiğinden çağrılması gerektiği, çağrısız genel kurul şartlarının oluşmadığı, ayrıca bu şekilde yapılan toplantıya ilişkin tutanağın davacılar dışındaki ortaklar tarafından … 2. Noterliği’nin 24/03/2014 tarih ve … yevmiye numarası ile tasdik ettirilmesine rağmen aynı noterliğin aynı tarihli ve … yevmiye numaralı tutanağı ile Rus ortağın katılamaması nedeni ile gündem maddelerinin görüşülemediğinden toplantının sona erdirildiğine dair ikinci bir tutanak düzenlendiği, toplantı yapılamadığına dair noter tutanağının yevmiye numarasının, aynı tarihte yapıldığı belirtilen ve alınan kararların bulunduğu toplantı tutanağının yevmiye numarasından sonra geliyor olması, aynı gün önce toplantının yapılamadığına dair tutanak düzenlenmesine rağmen alınan kararların bulunduğu aynı tarihli ikinci bir toplantı tutanağının olması hususları da dikkate alındığında davacıların davalarında haklı oldukları kanaati ile davanın kabulüne genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece genel kurul toplantısındaki usule aykırı toplanma nedeniyle iptal kararı verilmiş ise de davacıların iddia ettikleri çağrı usulsüzlüğü, genel kurul kararının iptalini gerektirmeyip, yalnız çağrı usulsüzlüğü nedeniyle toplantıya katılmayan ortağın muhalefet şerhi olmadan süresinde iptal davası açma hakkı verir ve genel kurul kararlarının iptali sebeplerinin ispatı gerekir. Bu nedenle mahkemenin genel kurul kararının iptali gerekçesi yerinde değildir. Ancak 24/03/2010 tarihli … 2. Noterliği’nin düzenleme şeklinde tutanak başlıklı tespit tutanağında genel kurul toplantı saatinin 11:00 itibariyle başladığı, toplantıya …’in katılmadığı tespit edilmiş ve saat 11:30′ a kadar beklenildiği, toplantıya katılmadığı ve toplantıya katılan diğer ortakların … katılmadığından dolayı herhangi bir gündem maddesi ele alıp görüşemedikleri ve toplantıyı sonlandırdıklarını beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Toplantıya katılan diğer ortakların bu şekilde beyanda bulunarak toplantıyı yapmadıklarına ve gündem maddesi görüşmediklerine dair tespit tutanağı düzenlendikten sonra bir de aynı tarihli genel kurul toplantı tutanağı düzenledikleri ve kararlar aldıkları anlaşılmaktadır. Çağrı üzerine genel kurulun toplanamadığı ve gündemin görüşülemediği hususunun düzenleme şeklinde tutanakla tespiti ve sonra yeniden aynı çağrı ile genel kurulun yapılması çağrısız genel kurul toplantısı hükmünde olup, toplantı ve karar nisapları 6762 sayılı TTK. 370 (6102 sayılı yeni TTK 416.) maddesinde düzenlenmiştir. Yapılan çağrısız genel kurul usulüne uygun olmadığından yok hükmünde olup bu gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan hükmün HMK. 370. madde gereğince belirtilen bu değişik gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün açıklanan değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 33,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.