YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16455
KARAR NO : 2017/26070
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık … hakkında hakaret, sanıklar … ve … hakkında yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteklerinin Mahkemece 26/03/2015 ve 4/3/2015 tarihli ek kararlar ile reddedildiği ve sanıklar tarafından ek kararların temyiz edilmediği anlaşılmakla dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanıklar … ve …’ün tehdit suçunu, uzlaşmaya tabi olmayan kesin nitelikte para cezası hükmü kurulan silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçuyla birlikte işlediği belirlenerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak,
1-Tanık …’ün, soruşturma evresinde temyize gelmeyen sanık …’in katılanları tehdit ettiğini, kovuşturma aşamasında ise tüm sanıkların katılanları tehdit ettiklerini belirtmesi, tanık …’in ise soruşturma evresinde sanık … hariç tüm sanıkların katılanları tehdit ettiklerini, kovuşturma aşamasın evresinde ise tüm sanıkların katılanları tehdit ettiklerini söylemesi karşısında, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğunun kararda gösterilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hükümler kurulması,
2- Kabule göre ise; sanık … Kelekçi’nin tehdit suçunu diğer iki sanıkla birlikte işlemediğinin anlaşılma durumunda ise;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma
işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.