Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/4188 E. 2017/16359 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4188
KARAR NO : 2017/16359
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kesinleşen Takip Nedeniyle Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı 21.12.2015 tarihinde “haciz” ve “tahliye” istekli olarak başlattığı icra takibi ile 48.000,00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı borçluya ödeme emri 23.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece dosya üzerinden davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nın 320/1.maddesine göre tarafların duruşmaya davet edilmeksizin dosya üzerinden karar verilip verilmeyeceği noktasındadır. Bilindiği gibi icra mahkemeleri icra-iflas işleri için kurulmuş, kendine özgü kuralları olan özel bir yargı organıdır. İİK.nun 18.maddesinde icra mahkemesine arz edilen hususlarda basit yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun 70.maddesinde icra mahkemesinin itirazın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet ettikten sonra 18.madde hükmüne göre karar vereceği düzenlenmiştir. Öte yandan İİK.nun 269/d maddesinin uygulanması gereken maddeler arasında gösterdiği 70.maddesine göre 18.maddede düzenlenen, aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder, hükmü ilamsız tahliye takibinde uygulanmamalıdır. İcra mahkemesinin duruşma yapması zorunludur.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK.nun 320/1.maddesinde düzenlenen mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceğine ilişkin hüküm yukarıda açıklanan İİK.nın ilgili maddeleri ile takip hukuku açısından yorumlanmalı ve değerlendirilmelidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, anılan maddeye göre duruşma yapmadan karar verilebilmesi için bunun hukuken mümkün olması gerekir. Başka bir anlatımla ancak hukukun cevaz verdiği “ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz vb. gibi” veya İİK.nın 17-18. maddelerinde öngörülen şikayet başvurularında olduğu gibi kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanıdığı hallerde dosya üzerinden karar verilebilir. Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği durumlarda dosya üzerinden karar verilemez. Bu arada HMK.nın hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27.maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36.maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılama hakkına ilişkin 6.maddesi de dikkate alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve yasa koyucunun takip ettiği amaç gözetildiğinde özel bir kanun olan İİK.daki hükümlerin genel bir kanun olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile değiştirildiği söylenemez. İcra Mahkemelerinde uygulanacak yargılama usulü İcra İflas Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bu Kanun’da hüküm bulunmayan durumlarda ve uygun düştüğü ölçüde HMK hükümlerinin uygulanacağı HGK’nun 01.04.2015 tarih 13/12-2195 Esas 2015/1141 sayılı kararında da belirtilmiştir.
Bu nedenlerle yargılamanın duruşma açılmak suretiyle yapılması gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek dosya üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2017 tarhinde oybirliğiyle karar verildi.