YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7728
KARAR NO : 2017/20920
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 25.03.2014 harç tarihli dava dilekçesi ile, davacının davalı işyerinde 15.09.1993-30.09.2013 tarihleri arasında aylık 2.208,90 TL. brüt maaş ile çalışıldığını, davalı işyerinin özelleştirildiğini, davacının 657 sayılı Kanunun 4/c maddesi kapsamında çalışmak istediğini bildirdiğini, ancak ihbar tazminatının ödenmediğini, davacının 4.962,14 TL. net ihbar tazminatına hak kazandığını iddia ederek,
6100 sayılı HMK. nın 266. maddesi uyarınca bilirkişi deliline başvurulmaksızın ve de bilirkişi ücreti olan gider avansı alınmaksızın, Mahkemece hukuki değerlendirme yapılıp, sonuca gidilebileceği düşüncesi ile 4.962,14 TL. net ihbar tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporu alındıktan sonra talebini ıslah ile artırmıştır.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının ıslahı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili süresinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında dava değerinin ıslah ile artırılıp, arttırılamayacağı uyuşmazlık konusudur.
Dava türleri 6100 sayılı HMK. nın 105 ila 113. maddelerinde sayılmıştır.
HMK.nun 109. maddesi kısmi davayı düzenlemiştir.
Maddenin 1. fıkrasında “…talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda kısmi dava açılabileceği öngörülmüş,
10.04.2015 tarihli RG. de yayınlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun’ un 4 maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. fıkrasında ise;
” Talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı, ” belirtilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının ücretini ve hak kazandığı önel süresini belirtmiş, kendi hesabını yapıp, alacağını tam olarak belirlemiş, bunun ötesinde “..6100 sayılı HMK. nın 266. maddesi uyarınca bilirkişi deliline başvurulmaksızın ve de bilirkişi ücreti olan gider avansı alınmaksızın, Mahkemece hukuki değerlendirme yapılıp, sonuca gidilebileceği belirtilerek 4.962,14 TL. net ihbar tazminatının ” tahsilini talep etmiş, kısmi davadan hiç bir şekilde söz etmemiş, tam eda davası açmıştır.
Dava tarihinde HMK. nın 109/2. maddesi yürürlükte olup, davacının temyize konu tam eda davası niteliğindeki bu davada kendini bağlaması ve sınırlaması karşısında dava değerinin ıslahla artırılması mümkün olmadığından, mahkemece sadece dava dilekçesinde istenilen miktara hükmedilmesi gerekirken, ıslaha değer verilerek hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.