YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4215
KARAR NO : 2017/17238
KARAR TARİHİ : 20.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine haciz istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 2.850,00 TL asıl alacak ve 70,57 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı borçlunun tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı alacaklı, 15/04/2011 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli ödeme günü gönderilmeyen aylık 500 TL bedelli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 11/05/2015 tarihinde başlattığı haciz talepli icra takibi ile 2014 yılı Kasım, Aralık, 2015 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait toplam 3.600,00 TL kira ve 157,00 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.
Takip talebinde tahliye istemi bulunmadığı halde icra dairesince borçluya örnek 13 ödeme emri düzenlenerek gönderilmesi alacaklıya tahliye yönünden bir hak sağlamaz. Zira icra müdürlüğü takip talebiyle bağlı olup talebin dışına çıkılarak tahliye istemi bulunmadığı halde ihtarlı ödeme emri düzenlenmesi tahliye açısından hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemez. Davacı alacaklının icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunabilmesi için takip talepnamesinde tahliye talebinin bulunması zorunludur. Mahkemece bu husus kendiliğinden gözetilerek tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
2- Davalı borçlunun alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı alacaklı Sulh Hukuk Mahkemesindeki 02/12/2015 tarihli celsede Kasım ve Aralık aylarına ait kiranın ödendiğini kabul ettiğine göre Mahkemece bu husus üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı alacaklının mahkeme huzurunda verdiği beyan dikkate alınmadan sözleşmede ödeme günü belirtilmediğinden ve 2015 mayıs ayı kira bedelinin muaccel olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenle,davalı borçlunun tahliyeye yönelik, (2) no.lu bentte açıklanan nedenle,davalı borçlunun alacağa yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.