YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7598
KARAR NO : 2017/16684
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, davaya konu, 251 ada 2 parsel sayılı taşınmaz malikleri, ……kızı’nın, kimliği ve adresinin tespit edilemediğini açıklayarak, …’nin hak ve menfaatlerinin korunması açısından, 3561 sayılı Yasa gereği, kayıt maliklerine, İl Defterdarı’nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; kayıt maliklerinin nüfus bilgilerine ulaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dava; 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir. 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2/4. maddesinde, kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır hükmü yer almakta ise de, yargı harçlarının müstesna olunan haller kapsamına dahil olduğuna dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. (Y.H.G…..’nun 08.06.2011 gün ve 2011/3-243-392 sayılı kararı) Bu nedenle, … vekilinin, bu tür davalarda harç alınmaması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı … vekilinin, kararın esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu 251 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, …… kızı, ….. kızı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Tapu kaydında adı geçen ……kızı ile, nüfus kaydı getirtilen …… ve ……’nin, dosya kapsamı belgelere göre, aynı kişi olduğunu söylemek mümkün olmayıp, tapu kaydında kayıt maliklerinin soyadı yer almazken, nüfus kaydında …ve …. soyad…. olarak geçmektedir. Tapu kayıtları ile nüfus kayıtları arasında irtibat kurulamamaktadır.
Hal böyle olunca, davacı …’nin talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, harca yönelen temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMKnun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.