YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/22103
KARAR NO : 2017/23747
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-Sanıklar … ve … haklarında; TCK’nın 157/1, 52 ve 53. maddeleri uyarınca iki kez mahkûmiyet
2-Sanık … hakkında; temyiz talebinin reddine dair ek karar
Dolandırıcılık suçundan sanıklar … ile …’ın mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, sanık … ve müdafisi ile diğer sanık tarafından; sanık … hakkındaki temyiz talebinin reddine dair ek karar da sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
1-Sanık … hakkında verilen temyiz talebinin reddine dair ek karara yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün kendisine 03.06.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, yasal süresi geçtikten sonra yapmış olduğu 14.10.2014 günlü temyiz inceleme başvurusunun reddine dair 24.10.2014 tarih ve 2012/111-2014/267 sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik yapılan temyiz itirazlarının reddiyle anılan ek kararın ONANMASINA,
2-Sanıklar … ile … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan …’in yetkilisi olduğu ticari şirketin faaliyeti kapsamında hileli hareketler sergilenerek haksız menfaat temin edildiğinin iddia edilmesi karşısında; sübutu halinde sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirilme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık … müdafi ile sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.