YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8072
KARAR NO : 2017/13918
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı sahte olduğunu bilerek tedavüle koyma suçundan suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 197/3, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair KARŞIYAKA 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2016 tarihli ve 2016/275 esas, 2016/602 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan ve suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında, verilen hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08.03.2017 gün ve 918 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2017 gün ve KYB/2017-17107 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra, 08.05.2014 tarihinde suça sürüklenen çocuk müdafinin vekillikten çekildiği ancak çekilmenin suça sürüklenen çocuğa bildirildiğine dair dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı ayrıca; suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen hükmün mahkemece suça sürüklenen çocuğun savunmasında bildirdiği, bilinen en son adresi olan ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre de tebligatın yapılması gereken “…. Mah. ….. Sk. No:…. İç Kapı No:1…..” adresi yerine bu adresten farklı olan MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı ve Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre MERNİS adresine yapılan bu tebliğ işleminin de geçerli olmayacağı; bu nedenlerle hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediğinden kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği anlaşılmakla;
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 07.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.