Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2016/9018 E. 2017/3364 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9018
KARAR NO : 2017/3364
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 31.05.2016 gün ve 2015/5282 Esas, 2016/3332 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı ve davalı … Kılıç vekillerince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.

– KARAR –

Davacı vekili, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, bir kısım imalat bedelinin tahsili için açılan davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, talep edilen bedelin tahsiline karar verildiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen bakiye imalat bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, talebin zamanaşımına uğradığını, esasen de alacak talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, daha önce imalat bedelinin kısmen istendiği davada alınan bilirkişi raporunun kesin delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi sonucu Dairemizin 2015/5282 esas, 2016/3332 karar sayılı ilamında “ … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/407 esas ve 2013/88 karar sayılı dava dosyasındaki onama ilamında alınan bilirkişi raporunun, imalat bedelinin tamamının tespiti yönünden kesin delil olamayacağını ifade etmektedir, dava konusu uyuşmazlıkta uzman olan bilirkişi veya bilirkişi heyetinden yeniden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, onama ilamının hatalı yorumlanarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır, alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği ve likid olmadığı halde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.” belirtilen gerekçeyle 31.05.2016 tarihinde bozulmuştur.
Davacı vekili ile davalı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı … vekillerinin karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, 04,60’ar TL harç ve takdiren 275,00’er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.