Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2015/3972 E. 2017/3358 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3972
KARAR NO : 2017/3358
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davacı yüklenici … ile arsa sahipleri … ve … 31.03.2010 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, 8 ayda inşaatın bitirildiğini, sözleşmenin tarafı olan Alime Lüle’ye 4,6,8 no lu bağımsız bölümleri teslim ettiğini, diğer hissedar davalı …’nın ise devre yanaşmadığını ileri sürerek, 7 no lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesinden dolayı 50.000,00 TL cezai şartın ihbar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının SGK borcu olduğunu, inşaatın 1.sınıf malzeme ve işçilikle inşa edileceğini, iskanın halen alınmadığı, eksik işler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yüklenici tarafından yapılan binanın tasdikli projesine uygun yapılmadığı, iskan alınmadığı, yapı kullanma izin belgesi alınması hususunda tespit edilen gerekli masraflar toplamı olan 22.227,79 TL’nin de verilen süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmediği ve tapu iptali tescil şartlarının mevcut olmadığı, 50.000,00 TL cezai şartın sözleşmede belirlenen unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davaya konu 7 no’lu bağımsız bölümün 31.03.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı yükleniciye düşen dairelerden olduğu, son bağımsız bölüm olması nedeniyle tüm sözleşmenin teminatını teşkil ettiği, bu nedenle sözleşmesinin tüm tarafların hakkını etkilediği anlaşılmaktadır. Bu durumda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde imzası bulunan tüm tarafların davada taraf olarak bulunması gerekir. Bu nedenle, dava dışı diğer arsa sahibi …’nin davaya dahil edilmesi gerekirken, taraf teşkili yapılmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.