Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/13294 E. 2017/16661 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13294
KARAR NO : 2017/16661
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Alacaklı vekili, dayanak ilam doğrultusunda USD cinsinden alacağın (ve faizinin) fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının talep edildiğini, borçlu tarafından 29.04.2014, 08.05.2014 ve 16.05.2014 tarihlerinde üç ayrı kısmi ödeme gerçekleştirildiğini, İcra Müdürlüğünce her ödeme tarihindeki kur üzerinden yabancı para alacağının hesaplanarak bu ödemenin toplam yabancı para borcundan tenkis edilip belirlenen bakiye yabancı para alacağına sonraki ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre hesaplayacağı faizi eklemesi ve dosya borcunu bu şekilde belirlenmesi gerekirken, 16.05.2015 tarihli dosya hesabında ödemelerin fiilen yapıldığı tarihlerdeki kurlar yerine üçüncü ödemenin yapıldığı ve önceki ödeme tarihlerine göre daha düşük olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrildiğini, hesap kapsamında müvekkilinin peşin harç ve faizden doğan Türk Lirası alacağının da ödenmediğini, aykırılığın düzeltilmesi ve dosya hesabının yeniden yapılması taleplerinin İcra Müdürlüğünce ret edildiğini belirterek dosya hesabının düzeltilmesi ve müdürlük işleminin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Somut olayda; borçlu tarafından yapılan şikayet üzerine aynı mahkemenin 30.04.2015 tarih ve 2014/349 Esas, 2015/512 Karar sayılı ilamı ile hesapta fazla talebin bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, kararın Dairemizin 19.04.2017 gün ve 2016/10016 Esas, 2017/5739 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar icra mahkemesi kararlarının uygulanması için kesinleşmesi gerekmez ise de verilecek bir başka kararı etkilediği durumlarda, önceki hükmün kesinleşmesi beklenmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkemece, şikayete konu hesaplamanın daha önce şikayete konu … 11. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 30.04.2015 tarih ve 2014/349 Esas, 2015/512 Karar sayılı dosyadaki hesaplamadan etkileneceği dikkate alınarak anılan kararın kesinleşmesinin beklenmesi ve hesabın yapıldığı tarih itibariyle belirlenen bu miktar esas alınarak bu tarihten sonraki hesaplamanın netleştirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
2. Bozma neden ve şekline göre borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, (2) Bozma neden ve şekline göre borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.