Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/13252 E. 2017/16344 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13252
KARAR NO : 2017/16344
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Aile Konutu Şerhi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın asıl dava kabul-birleşen dava karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı vekili, vekil edeninin dava dışı eşiyle evlilik birliği içinde birlikte satın aldıkları taşınmaza iki katlı ev yapıldığını, halen boşanma davasının yurtdışında devam ettiğini, vekil edeninin muhtemel tazminat alacaklarının tahsilini engellemek amacıyla taşınmazın danışıklı olarak, kayınbiraderi davalıya devredildiğini ileri sürerek, 133 parselin davalı … üzerindeki tapu kaydının iptali ile 1/2 ‘şer hisse ile vekil edeni ve dava dışı eşi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, birleşen…. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi’nin 2009/77 Esas sayılı dosyasında, evlilik birliği içinde eşler tarafından birlikte satın alınan ve ev yaptırılan taşınmazın davalı eş adına kayıtlı olduğu halde, mal kaçırma amacıyla bedelsiz olarak davalı ağabeyine verildiğini, tapu kaydının iptaline eşler adına tescili ile aile konutu şerhi verilmesini istemiştir. 15.11.2011 tarihli celse de; birleşen dava ile ilgili olarak, boşanma davasının kesinleşmiş olması nedeniyle talebin mal paylaşımına dönüştürülmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, satışın gerçek olduğunu, kardeşinin maddi durumu çok kötü olduğu için taşınmazı sattığını hatta bu durumdan davacının da haberi ve izni olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozmadan önce, davanın kabulü ile 133 parsel sayılı taşınmazın ½ sinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dosya ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Daire’nin 05.12.2013 tarihli ve 2013/20153 Esas 2013/18381 Karar sayılı ilamı ile Aile Mahkemesi sıfatı ile karar verilmesinin usule uygun olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne, 133 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 1/2’sinin iptali ile davacı adına 1/2 hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2009/77 Esas sayılı dosya hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından esasa ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.

1) Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Somut olayda, dava konusu taşınmaz davalı … adına tam hisse ile kayıtlıdır. Mahkemece, tapu kaydınınn ½’sinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda; iptal edilen ½ pay yönünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, keşifte belirlenen dava değerinin tamamı üzerinden davalı aleyhine yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme hükmünün 3 fıkrasındaki ”Alınması gerekli 8.727,63 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 108 TL ve tamamlanan 824,30 TL harcın mahsubu ile eksik 7.795,33 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak …’ye irat kaydına, ”, 4. fıkrasındaki ‘Sarf edilen 1.452,22 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine’, 5. fıkrasındaki ‘Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 12.621,20 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine’ ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine hükmün 3. fıkrasına “Alınması gerekli 4.363,81 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 108 TL ve tamamlanan 824,30 TL harcın mahsubu ile eksik 3.431,51 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak …’ye irat kaydına,” 4.cü fıkrasına; ‘Sarf edilen 726,11 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine’, 5. fıkrasına’ Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 6.310,60 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine’ ifadelerinin yazılmasına 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.