Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40022 E. 2017/19592 K. 27.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40022
KARAR NO : 2017/19592
KARAR TARİHİ : 27.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin potansiyel satış temsilcisi olarak çalışırken davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine normal satış temsilciliğine geçtiğini, ancak normal satış temsilciliğinde de, müşteri portföyünün elinden alındığını ve daha fazla kota uygulandığını, bir ay içerisinde üç kez savunması alınarak baskı uygulandığını,İş Kanunu 24. maddesi gereğince haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ve fazla mesai ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2012 yılının diğer tüm aylarında ortalama aylık 15.000,00 TL – 20.000,00 TL ciro ile çalışmasına rağmen Aralık ayının yarısında 448,00 TL civarında satış yaptığını, şirketi zarara uğratacağı için savunmasının alındığını, iş yerinin gerektirdiği kılık kıyafete aykırı olarak işe geldiğini, bunlara rağmen davacının sözleşmesinin feshedilmediğini ve davacının iş sözleşmesini feshetmesi için haklı sebep bulunmadığını belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının müşteri portföyünün değiştirilmesinden sonra aynı kotayı tutturmasının beklendiği, yeni müşteri portföyü verilince daha düşük kota belirlenmesi gerektiği, davacının belirlenen kotayı tutturamadığı ve davalının kota tutturma konusundaki ısrarı üzerine davacının haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacının ödenmeyen ücret alacağının miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Dosya içeriğine göre, dava açıldıktan sonra 25.04.2013 tarihinde, davalı tarafından banka aracılığı ile davacıya 425,88TL ücret alacağı açıklaması ile ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan ödeme belgesi değerlendirilerek bakiye ücret alacağının hesaplanması için hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 27.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.