YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2617
KARAR NO : 2017/30257
KARAR TARİHİ : 20.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ve yılık izin ücreti alacaklarının alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, davalı …’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda Mahkemece, tanık beyanlarından hareketle hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının üç haftada bir yirmibir saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek bu talep hüküm altına alınmış ise de; hükme esas alınan davacı tanıklarının beyanları birbirinden farklı olduğu gibi fazla çalışma yapıldığını ispata yarar, somut, inandırıcı ve yeterli nitelikte de değildir. Belediye mezbahanesinde hayvan kesim işçisi olarak çalışan davacının yaptığı iş ve işin yapıldığı yerin niteliği, çelişkili tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının yöntemince fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığı anlaşıldığından fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Mahkemece hüküm altına alınan alacaklardan yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ve ücret alacağı ile kabule göre fazla çalışma ücreti alacaklarına 16.04.2009 tarihinde açılan davanın kısmi dava olduğu gözetilerek dava ve ıslah tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, alacakların tamamı için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması hatalıdır.
Yıllık izin ücreti alacağı bakımından sadece son işveren Belediye’nin, ücret alacağı bakımından ise davalı …’ın sorumlu olduğu dönemden davalı …’nin de devralan işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gözetilmeden karar verilmiş olması hatalı ise de temyiz edenin sıfatı ve temyiz nedenlerine göre bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
4- Karar başlığında davanın İş Mahkemesi sıfatıyla görüldüğünün yazılmaması da isabetsiz olup ayrı bir bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde davalı Belediyeye iadesine, 20/12/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.