YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22482
KARAR NO : 2017/30256
KARAR TARİHİ : 20.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, hafta tatili, fazla çalışma, vardiya primi, nöbet primi ve gece zammı ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda hafta tatili ve fazla çalışma ücreti alacaklarının kabulüne, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve hafta tatillerinde çalışıp çalışmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Aynı ilkeler hafta tatili alacağı bakımından da geçerlidir.
Somut olayda, 01.07.1991-14.02.2007 tarihleri arasında en son şoför olarak çalışan davacının, 05.03.2003-15.09.2004 ve 13.03.2006-14.02.2007 dönemlerinde tüm hafta tatillerinde çalıştığı ve günde ortalama 3 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, davacı tanıklarının beyanı dikkate alınarak hazırlanmış ise de; davacı tanıklarının beyanları soyut nitelikte olup davacının çalışma süresinin başlangıcının ve bitişinin belirtilmediği, beyanların hesaplama yapmaya elverişli olmadığı, net, yeterli ve inandırıcı olmayan tanık beyanları ile davacının somut olarak fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yaptığını ispat ettiğinin kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Nitekim, bilirkişi raporunda da çalışma süreleri somutlaştırılmadan farazi şekilde davacının günde ortalama 3 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ve her hafta tatilinde çalıştığı varsayımı ile hafta tatili hesaplanmıştır. Dosya içeriğinde, davacının fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yaptığını gösteren somut, inandırıcı ve yeterli bir delil bulunmadığından fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacak taleplerinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde ilgiliye iadesine, 20.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.