YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4463
KARAR NO : 2017/11040
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan vekilinin 22/05/2008 tarihinde, sanığın ise 23/05/2008 tarihinde kollukta düzenlenen matbu form üzerinde uzlaşmayı kabul etmediklerine dair seçeneği imzaladıkları, ayrıca katılan vekilinin 18/07/2008 havale tarihli dilekçesinde uzlaşmak istemediklerine ilişkin beyanda bulunduğu tespit edilmişse de, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaştırma teklifinin ve uzlaştırmaya yönelik beyanların hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 71. maddesinde öngörülen suçlar yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254 maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre;
1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının infazı kabil kesinleşmiş mahkumiyet kararı niteliğinde olmadığı gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında katılan lehine vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle, hükmün açıklanmasına ilişkin kararda katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
2-Doğrudan verilen 304 gün adli para cezasının TCK 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 TL üzerinden hesaplanarak sonuç adli para cezasına hükmedilmesi sırasında TCK 50/1-a maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi, 3-TCK 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmama gerekçesi açıklanırken sanığın sübut bulan suçunun kasten yaralama olarak gösterilmesi,
4-Suç tarihinin 22/05/2008 olmasına rağmen karar başlığında 21/05/2008 olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken vekalet ücretine ilişkin 1 numaralı fıkraya ilişkin olarak 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.