Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/16498 E. 2017/18683 K. 20.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16498
KARAR NO : 2017/18683
KARAR TARİHİ : 20.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı … davalılar … ile … vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalılardan …’ün … Kadastro Genel Müdürlüğüne bağlı Döner Sermaye İşletmesinde 01.07.2002 tarihinde geçici işçi kadrosuna alındığını, doldurulan Puantaj Cetvellerine göre maaşının tam olarak ödendiği ancak 2002 yılı Ekim ayında 7 gün, Kasım ayında 2 gün,2003 yılında da 22 Ocaktan itibaren 30 Mart’a kadar ve Ekim -Kasım aylarında da 23 gün işe gelmediği halde gerçeğe aykırı olarak çalışma sürelerinin tam olarak doldurulmuş olduğunu, yine 2004 yılında 3 ay işe geldiğine ilişkin imzasının bulunmadığını, bu suretle devletin zarara uğratıldığını, iddia ve ileri sürerek; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, 5.087.285.834 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, dairedeki geçici işçilerin günlük mesailerinin takibinin müvekkilin görevi olmadığını, dava konusu puantaj cetvellerinin de müvekkil tarafından düzenlenmediğini, dava konusu olayla ilgili … 10. Ağır Ceza Mahkemesinde davanın devam ettiğini; davalı … vekili, zararın meydana geldiği dönemde müvekkilinin İdari ve Mali İşler Şube Müdürü olup …’ün bu müdürlükte değil Kadastro Şube Müdürlüğünde görevlendirildiğini; davalı …’ün vekili, müvekkilinin bazen birim amirinin imza atmasına gerek olmadığı yönündeki söylemleri sonucu işe gittiği halde imzasını atmadığını, mesai izleme cetvelleri kadrolu işçiler yönünden önem taşıdığını bölge müdürlüğünce düzenlenen ve dosyaya sunulan 26.07.2004 tarihli araştırma raporunda müvekkilin işe devam ettiğinin vurgulandığını, müvekkilinin Konyaya tayininin yapılmaması nedeniyle 01.06.2004 tarihinde istifa ettiğini, Konya’da bulunduğu dönem içerisinde sehven yatan maaşların kuruma iade olunduğunu, davalı … vekili; müvekkilinin bölge müdürü olduğu dönemde mesai izleme defterlerinin sağlıklı takip edilmediğini, daha çok kadrolu memurlar yönünden önem taşıdığını, işçilerin mesaiye gelseler bile imza atmadıklarının olduğunu, davalı …’ün Konya da olduğu dönemler için aldığı paraları kuruma iade ettiğini, mesai izleme defterlerinin bölge müdürü adına şube müdürlerince denetlendiğini; davalı … ise; işçinin geliş gidişinden çalıştığı birimin sorumlu olduğunu, işe gelmeyen bir işçinin bildirilmemesi halinde bu hususu kendisinin bilmesinin mümkün olmadığını savunarak ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosyada mevcut 08.02.2005 tarih ve 4 sayılı teftiş kurulu raporunda davalı …’ün işe gelmediği halde 2002-2004 arası yıllarında düzenlenen puantaj cetvelleri üzerine ödeme yapılması nedeniyle kurumun 5.087.285.384 TL zarara uğratıldığı, bu konuda … Valiliği İl idari Kurulunun 03.12.2004 tarih 165 sayılı kararında davalılar …, …, … ve … hakkında soruşturma izni verildiği, … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/152 esas sayılı ceza davasında davalılar …, …’nun üzerine atılı görevi kötüye kullanma – nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine, …, …, …’ün atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine, …, … ve …’ün görevi kötüye kullanma suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verildiği, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2012/463-32025 sayılı ilamında belirtildiği üzere zamanaşımı nedeniyle bu davanın düşmesine karar verildiği, hükmün kesinleştiği; 19.12.2012 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalı …’ün 01.07.2002 tarihinde göreve başladığı, 02.06.2004 tarihine kadar geçici iş statüsünde davacı kurumda görev yaptığı, …’ün 2004 yılında davacı kurumdan aldığı maaşları iade ettiğini savunduğu, ancak ödemeyle ilgili herhangi bir belge sunulmadığı; bilirkişi heyetinden 29.04.2013 tarihli ek rapor alındığı, raporda belirtildiği üzere idare zararının 3.687,28 TL olduğu, davalı … ve …’nun idare zararının oluşmasında herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, geçici işçi davalı …’ün %50, davalı …’un %30 ve gözetim ve denetim görevini gerektiği şekilde yerine getirmeyen davalı …’nin ise %20 kusurlu oldukları gerekçesiyle davalılar … ve …’nun idare zararında herhangi bir kusurları bulunmadığından haklarında açılan davanın husumetten reddine, 3.687,28 TL’nin diğer davalılar …, … Ve …’dan müştereken ve müteselsilen Tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı Bakanlık, davalılar … ve … vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı Bakanlık, davalılar … ve …’ün aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık idarenin zararından davalıların sorumlu olup olmadığı konusundadır.
Dosya içeriğinden, 08.02.2005 tarih ve 4 sayılı Teftiş Kurulu Raporunda davalı …’ün işe gelmediği halde 2002-2004 arası yıllarında düzenlenen puantaj cetvelleri üzerine ödeme yapılması nedeniyle kurumun 5.087.285.384 TL zarara uğratıldığı, bu konuda … Valiliği İl idari Kurulunun 03.12.2004 tarih 165 sayılı kararında davalılar …, …, … ve … hakkında soruşturma izni verildiği, … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/152 esas sayılı ceza davasında davalılar …, …’nun üzerine atılı görevi kötüye kullanma – nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine, …, …, …’ün atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine, …, … ve …’ün görevi kötüye kullanma suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verildiği, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2012/463-32025 sayılı ilamında belirtildiği üzere zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği, hükmün kesinleştiği; 19.12.2012 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalı …’ün 01.07.2002 tarihinde göreve başladığı, 02.06.2004 tarihine kadar geçici iş statüsünde davacı kurumda görev yaptığı, 29.04.2013 tarihli ek raporda belirtildiği üzere idare zararının iade edilen miktarın düşülmesi ile 3.687,28 TL olduğu, davalı … ve …’nun idare zararının oluşmasında herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, geçici işçi davalı …’ün %50, davalı …’un %30 ve gözetim ve denetim görevini gerektiği şekilde yerine getirmeyen davalı …’nin %20 kusurlu olduklarının belirlendiği ve mahkemece raporlara itibar edilerek hüküm kurulduğu görülmektedir.
Ne var ki, varılan sonuç dosya içeriği ile tam olarak örtüşmemektedir.
Kadastro Şube Müdürü…’in 02.07.2002 tarihinde işçinin başlatıldığını ve 30.07.2002 tarihine kadar izin verildiğini,şubede resmi bir yazı ile çalışmadığını, Bölge Müdürü …’e bu işçiye ihtiyaç olmadığının bildirildiğini, Bölge Müdür …’ya da bu durumu tekrarladığını, kendisine işçi …’ün bir müddet daha şubede kalmasının söylendiğini, adı geçen işçinin dershaneye gidip geldiğini, fiilen ilişkisinin kendi şubesi ile kesildiğini ve o tarihten itibaren de İdari Ve Mali İşler İşler Şube Müdürlüğü’nde imza cetvelinin açıldığını, işçinin işe gelmeyip dershaneye gittiğini, …’in de bu kişinin idare edilmesinde bilgisinin olduğunu; İdari ve Mali işlerde Kontrol İşlemcisi …’un; …’nun 2004 yılı 16 Şubat-14 Mart arası çizelgesini İşçi …’ün işe gelmemesi nedeniyle imzlamak istememesi üzerine, …’in …’nun imzasını çıkarttırarak kendi adına imza açtırdığını; İdari ve Mali İşler Müdürü …’nin davalı …’in davalı işçiyi kadrosu Konya’ya çıkana kadar idare etmesi gerektiğini söylediğini beyan ettikleri görülmektedir. Gerek eldeki yargılamada, gerek ceza yargılaması aşamasında gerekse teftiş sırasında dinlenilen tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından, her ne kadar yasal prosedüre göre bölge müdürlerinin geçici işçilerin görevlendirilmelerinde, günlük mesailerin takiplerinde ve puantaj cetvellerinin düzenlenmesinde sorumlulukları bulunmasada da; ilgili dönemin Tapu ve Kadastro 1. Bölge Müdürü … tarafından, İşçi …’ün üniversiteye hazırlık ve üniversite sürecinde işe gelmediği ve idarenin zararının oluştuğu dönemlerde işe gelmiş gibi idare edilmesi yönünde talimat verildiği ve verilen talimatın işçinin devamsızlığının gizlenmesinde etkili olduğu anlaşılmakta olup ceza yargılamasının zamanaşımı nedeniyle düştüğü de dikkate alındığında, bu davalının idarenin zararının oluştuğu tüm dönem bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme bu kişi hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
3-Davalı işçi …’ün imza ve puantaj cetvelinin idari ve mali işler müdürlüğünde doldurulduğu, idarenin zarara uğradığı dönemin Ekim 2002 tarihinden sonra bir başka deyişle kayıtların idari ve mali işler tarafından puantaj kayıtlarının tutulmaya başlanmasından sonra olduğu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında İdari ve Mali İşler Müdürü …’nin sorumlu olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; sorumluluğunun imza ve puantaj cetvellerinde kendi imzasının bulunduğu dönem (15.11.2002-14.12.2002 tarihleri arasındaki 30 gün, 15.12.2002.-31.12.2002 arasındaki 17 gün) ile sınırlı olduğunun gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
4-Dava konusu alacağın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsili talep edilmiş olup mahkemece hüküm altına alınan alacağa faiz işletilmediği görülmektedir. Mahkemece davalı işçi …’e yapılan ücret ödeme tarihleri belirlenerek ödeme tarihlerinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken alacağın faizsiz hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
5-Davacı yanca talep edilen zararın 1.400,00 TL tutarında kısmı 22.04.2005 tarih ve 425 sayılı Tapu Kadastro ve Genel Müdürlüğü’nün yazısına göre davalı … tarafından yatırılmış olup, bu tutarın işçi tarafından yatırıldığı tarih dava tarihinden önce olduğundan kısmi ret nedeniyle hükmü temyiz eden davalı … ve … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de ayrı bir bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde davacıya iadesine, 20.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

.