YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31559
KARAR NO : 2017/20257
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 05/05/2014 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışmaya başladığı tarihten iş akdinin feshedildiği 25/11/2015 tarihine kadar görevlerini tam anlamıyla ve başarıyla yerine getirdiğini, 1,5 yıllık sürede başarısından dolayı % 40 maaş artışı ve teşekkür mesajı aldığını, sorumlu olduğu alanda müşteri sayısının üç katına çıktığını, davacının davalı şirketin bireysel iş birimi departmanında bireysel iş biriminden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, davalı işverenlikçe 25/11/2015 tarihli fesih ihbarnamesi ile dış firma tarafından davalı şirket adına kesilen Eylül 2015 ayı faturasını doğru düzenlemediğini, gerçekleşen hizmetlerin haricinde faturaya meblağ eklediğinin tespit edildiğini, davalı şirket nezdinde oluşan güvensizlik nedeniyle güvene dayanan bir iş ilişkisini sürdürmeyi imkansız kıldığını belirtilerek davacının iş akdinin feshedildiğini iddia ederek, feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirketin güvenini kötüye kullandığını, ahlak ve iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayan davranışları nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, davacının davalı şirkette bireysel iş biriminden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, sorumlu olduğu iş biriminin faaliyetleri gereği dışarıdan reklam ajansları ve çağrı merkezlerinden hizmet alımını sağladığını, bu nedenle hizmet alınan şirketler tarafından düzenlenen faturaların gerçekleşen hizmetlerin karşılığında doğru düzenlenmesini temin etmek görev ve sorumlulukları arasında yer aldığını, davacının görev ve sorumluluklarını yerine getirmek bir yana Eylül 2015 faturasını yönetimi altındaki ekibine baskı uygulayarak gerçeğe aykırı bir şekilde düzenletilmesini sağladığını, davalı şirketin uygulamalarına tamamen ters düşen davacıdan savunma istendiğinde, ilk olarak şirket genel müdürüne sözlü açıklamalarda bulunduğunu, bu açıklamalarında hizmetlerin alınmış gibi faturaya eklenmesini sağlandığını kabul ettiğini, yazılı olarak verdiği savunmasında ise adeta bu durumdan hiç haberi yokmuşçasına durumu tamamen kendine bağlı çalışanlara yıktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının fiilen gerçekleşen hizmetler haricinde faturaya meblağ eklenmesi olarak özetlenebilecek feshe konu olayda fiilen aktif olarak rol aldığı, tanıkların bu konudaki ortak beyanlarından anlaşıldığı kadarıyla yıllık bütçe planının tahmine göre hazırlandığı, bütçe tahminin altında maliyet oluşması halinde işverenlikçe düşük maliyet hakkında beklentiye girilmesi, işverenlikte maliyet-hedef konusunda öngörüsüz davranıldığı kanaatinin oluşması, düşük çıkan ay maliyetinin daha evvelki yüksek maliyetler konusunda işverende şüphe oluşturması gibi nedenlerle uygulanma yoluna gidilen bu eylemin davacı açısından iş ilişkisinin sürdürülmesini imkansız kılacak şekilde güven ilişkisini sarsan boyutta olduğu ve feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının davalıya ait işyerinde bireysel iş biriminden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalıştığı, görevi gereği reklam ajansları ve çağrı merkezlerinden hizmet alımı yaptığı anlaşılmaktadır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davacının sorumluluğunda gerçekleşen hizmet alımı karşılığında dava dışı firma tarafından davalı şirket adına kesilen 2015/Eylül faturasının içeriğinde bir takım hata ve yanlışlıkların olduğu anlaşılmakla birlikte, 21.12.2015 tarihinde düzenlenen iade fatura ile bu hataların giderildiği görülmüş olup, davacının kasıtlı olarak gerçeğe aykırı fatura düzenlediği veya menfaat temin ettiği dosyada kanıtlanmamıştır. Ancak, feshe konu hatalı fatura düzenlenmesi işleminin meydana gelişinde davacının davranışlarının haklı feshe neden olacak nitelikte olmamakla birlikte işveren açısından güven sarsıcı olduğu, işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyecek hale gelmesine neden olduğu, feshin bu suretle geçerli nedenlere dayandığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle feshin haklı değil ancak geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Fesih geçerli nedene dayandığından Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 80.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, gider avansında arta kalan miktarların istek halinde ilgililere iadesine,
5-Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 07.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.