Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/15941 E. 2017/17103 K. 19.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15941
KARAR NO : 2017/17103
KARAR TARİHİ : 19.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, takibe dayanak … 2. İş Mahkemesi’nin 05/12/2012 tarih ve 2005/912 Esas-2012/546 Karar sayılı ilamının usul ekonomisine aykırı olarak dört ayrı takibe konu edildiğini, alacakların aynı ilamdan kaynaklandığını belirterek … 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/385 Esas sayılı dosyasının aynı icra müdürlüğünün 2013/384 Esas sayılı icra dosyası ile birleştirme taleplerinin icra müdürlüğünce red edildiğini belirterek müdürlük işleminin iptali ile icra dosyalarının birleştirilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkemece, alacakların aynı ilamdan kaynaklanmasına rağmen her iki takip dosyasının alacaklılarının farklı kişiler olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şikayete konu takibin dayanağı olan … 2. İş Mahkemesinin 05/12/2012 tarih ve 2005/912 Esas-2012/546 Karar sayılı ilamında iş kazası sonucu vefat ettiği anlaşılan …’ın yakınlarından …. lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat alacaklarının … 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/384 Esas sayılı icra dosyasına,
., …, … ve … lehine hükmedilen manevi tazminatların ise … 10. İcra Müdürlüğü’nün 2013/385 Esas sayılı icra dosyasına konu edildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nun 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi hüküm altına alınmıştır.
Dairemiz’in yeniden oluşan görüş ve kanaatinde; aynı sebep ve aynı ilamdan kaynaklı alacakların aynı takip dosyası üzerinden harcı yatırılarak alacağın tahsili mümkün iken, makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren, ilam alacaklılarının ayrı takip başlatması yukarıda yasa ile düzenleme altına alınan usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle, ayrı takip yapılmaması gerektiği benimsenmiş ve bu yöndeki uygulama süreklilik kazanmıştır.
Bu halde, Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.