Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/16118 E. 2017/17269 K. 20.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16118
KARAR NO : 2017/17269
KARAR TARİHİ : 20.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili ve davacı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Borçlu vekili, takip konusu ilamda alacak kalemlerinin brüt olarak takibe konulduğunu, uygulanan faiz oranlarının da brüt tutarlar üzerinden hesaplanması nedeni ile fazla istendiğini belirterek takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrindeki toplam 20.988,85-TL’nin (işçi alacakları, asıl alacak ve faiz kalemleri toplamı) iptali ile takibin toplam 18.674,34-TL üzerinden devamına karar verilmesi üzerine; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
I- Alacaklı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
İİK’nun 4949 sayılı Kanun’la Değiştirilen 363/1. maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı Kanunun Ek 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında temyize konu değerin 5.980,00 TL’yi geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Bu nedenle alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
II- Borçlu vekilinin temyiz itirazları yönünden;
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre borçlu vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği, aynı maddenin 2. fıkrasında ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Somut olayda; Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda düzeltilen her bir alacak kalemi ile iş bu kalemlere işletilen faiz miktarlarının hüküm sonucunda ayrı ayrı gösterilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken, yukarıda açıklanan Yasa hükmüne aykırı olarak alacak ve faiz kalemlerinin toplam miktarının düzeltilmesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Borçlu vekilinin yukarıda II- (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, II- (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.