YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14239
KARAR NO : 2017/7848
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının … … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3272 E. sayılı dosyası ile, müvekkili tarafından imzalanmayan ve keşide edilmeyen 4 adette toplam 22.000.- TL bedelli bonolara istinaden icra takibi başlattığını, müvekkilinin … … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak bonolarda bulunan imzalara itiraz ettiğini, imzaların müvekkiline ait olmadığının ispatlanarak mahkemece takibin iptal edildiğini, kararın Yargıtayca onandığını, yargılama aşamasında takibin durmadığını ve müvekkilinin haciz baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 18.000.-TL alacağın, mahkeme kararının Yargıtayca onama tarihi olan 29/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait taşınmazın … isimli şahsa satıldığını, bu şahsın satış parasını davacıya ödediğini, davacının da aldığı paranın bir kısmını satıştan önce müvekkiline verdiğini, geriye kalan 22.000.-TL için de takibe konu senetleri imzalayarak müvekkiline verdiğini, senetlerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; icra mahkemesinin takip hukukuna ilişkin kararları, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez ise de, takibin iptaline ilişkin davanın görüldüğü icra mahkemesi dosyasında alınan Adli Tıp Kurulu raporu ile takibe konu senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden, davalının dava dilekçesine karşı süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, herhangi bir delile dayanmadığı, sonradan sunulan delillere davacı tarafça muvafakat edilmediğinden davalı tarafın sonradan sunduğu tanık dinlenilmesi ve bilirkişi incelemesi yapılması talebi reddedilerek, davacının dosyaya sunulan makbuzlarla 18.000.- TL tutarındaki bedelin ödendiğini belgelediği, İcra ve İflas Kanununun 72/7. maddesine göre açılan istirdat davalarında bir yıllık hak düşürücü sürenin dosya borcunun tamamının ödendiği tarihten itibaren başladığından, dava tarihi itibariyle dosya borcunun tamamının ödenmediği ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 4 adet bonodan dolayı imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit/istirdat istemine ilişkindir. İcra mahkemeleri takip hukuku yönünden sınırlı inceleme yaparak karar verdiklerinden kararları kesin hüküm teşkil etmeyeceği gibi, alınan raporlar da genel mahkemeler ya da ceza mahkemelerince verilmiş mahkumiyet kararlarına esas teşkil eden raporlarla desteklenmediği müddetçe delil olarak değerlendirilmez. Bu durumda mahkemece davacının imza inkarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.