Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/12991 E. 2015/14740 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12991
KARAR NO : 2015/14740
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVATÜRÜ:TAPU İPTALİ-TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR-
Davacı, ortak mirasbırakan babaları … adına kayıtlı 78, 201 ve 211 parsel sayılı taşınmazların tüm mirasçılar adına intikâli yapıldıktan sonra taşınmazdaki paylarının vesayet kararı ile 11.04.1979 tarihinde yolsuz olarak satış suretiyle davalı kardeşine temlik edildiğini ileri sürerek, iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin davacının annesi tarafından velayeten gerçekleştirildiği, işlemin velayet hakkı kapsamında kalıp yolsuz tescil oluşturmadığı, temlikin hile ile yapıldığı kabul edilse bile hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davaya konu 78, 201 ve 211 parsel sayılı taşınmazlar mirasbırakan … adına kayıtlıyken ölümüyle mirasçıları olan dava dışı eşi… ile çocukları…, …, …, …, …, …, … ve davacı … ile davalı … adlarına intikal ettiği, …’nın davacı oğlu …’e velayeten çekişmeli taşınmazlardaki payını 11.04.1979 tarihinde davalı …’ya satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davada velayet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır.
Velayet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı isteğin 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. kitabının 2. kısmının 7. ayırım başlığını taşıyan “Çocuk Malları” ile ilgili bölümünde yer alan ( T.M.K. nun 352 ila 363. maddeleri ) düzenlemelerden kaynaklandığı açıktır. Bu tür iddialarla açılan davaların 18.1.2003 tarihinde yayınlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa’nın 4. maddesi hükmüne göre Aile Mahkemelerince çözüme kavuşturulacağı kuşkusuzdur. Görev, kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerekli bir usul kuralıdır.Hâl böyle olunca, velayet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan eldeki dava bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.