Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2015/20043 E. 2017/6802 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20043
KARAR NO : 2017/6802
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, …. Köyü çalışma alanında bulunan ve 2009 yılında yapılan kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kendisine ait 386 ada 6 parsel sayılı taşınmazın devamı olduğunu ileri sürerek ve irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescil istemiyle, 29.08.2015 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile kırmızı renkte boyalı olarak gösterilen 104,55 metrekarelik taşınmazın 386 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilerek 386 adanın son parsel numarasını takip eden parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, 27.08.2013 tarihli dava dilekçesi ile kendi mülkiyetinde olan 386 ada 6 parsel sayılı taşınmazın sınırında bulunan yol hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tescil istemi ile dava açmış, dilekçesinin sonuç bölümünde ise talebini tapu iptali ve tescil olarak belirtmiştir. Bir davada maddi olayı anlatmak, taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir (HMK madde 33). Her ne kadar davacı tarafından tapu iptali ve tescil talepli dava açılmış ise de açılan dava kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan teşınmazın tescili istemine ilişkin olup mahkemece çekişmeli taşınmazın davacıya ait 386 ada 6 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğu ve zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine gerçekleştiği belirtilerek fen bilirkişi raporunda kırmızı renk ile gösterilen taşınmazın davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca davanın tapusuz taşınmaz tesciline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür tescil davalarında mahkemece, TMK’nın 713/5. maddesi uyarınca yasal ilanların yapılması zorunlu olduğu halde Mahkemece, bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmekle hükmün BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 23.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.