YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20950
KARAR NO : 2017/24892
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı, davalıya ait işyerinde İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalıştığını, şirket politikası gereği gizlilik gerektiren işlerin her gün mesai bitiminde kendisine bildirilmesi sebebi ile gece geç saatlere kadar çalıştığını, her gün mutlaka genel müdür yardımcısı olan amirlerine rapor verdiğini beyanla fazla çalışma ücreti alacağının alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının üst düzey yönetici olarak çalışması sebebiyle görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretin kendisine ödendiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını, davacı tarafça sunulan çizelgeyi kabul etmediklerini, ayrıca davacı tanıklarının da işverene karşı açılmış davaları olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda ihtilaf bulunmaktadır.
Fazla çalışma alacağı bulunduğunu iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma alacağının ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmalarının bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre bu çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında, fazla çalışma alacağı ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Somut olayda fazla çalışma alacağı konusunda, kendileri de işverene karşı dava açmış olan davacı tanıklarının anlatımı ile sonuca gidilmiştir. Davacı tanıklarının tamamının işveren aleyhine çeşitli zamanlarda dava açtıkları anlaşılmakta olup, fazla çalışma alacağı için sadece işverene dava açan tanıklarla ispat yoluna gidildiğinde, bu durumdaki tanıkların beyanını destekleyen başkaca somut deliller veya işin mahiyetinin gerektirdiği durumlar ve yahutta herkesçe bilinecek maddi olguların bulunup bulunmadığının dikkate alınması gerekir. Dosya içinde mevcut imzalı puantajlarda fazla çalışma yer almadığı, ayrıca davacı tarafın sunduğu listenin bizzat kendisi tarafından el ile düzenlendiği, herhangi bir kayda dayanmadığı, işveren veya vekilinin imzasını veya onayını içermediği ve yargılamanın başından itibaren davalı tarafça inkar edildiği dikkate alındığında bu listeye değer verilmesi mümkün değildir. Açıklanan bu durum karşısında işverenle husumetli durumda bulunan tanıklar dışında bir delil bulunmadığından, somut olarak fazla çalışma alacağı ispat edilemediğinden, fazla çalışma alacağı talebinin reddi yerine mahkemece kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.