Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/28592 E. 2017/28185 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/28592
KARAR NO : 2017/28185
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki … mahallesi 80 ada 3 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre ve dava tarihi itibariyle değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m2 değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca emsalin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edildiğinden, rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu nedenle taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden ve usulüne uygun şekilde oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak taşınmaz ve emsal kabul edilen taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç
Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m² değerleri getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup, taşınmazın, emsal taşınmaza üstünlük oranları da tartışılarak, ayrıca, bilirkişi raporlarında belirtilen tarihteki satışına ilişkin alıcı, satıcı, satış tarihi, satış bedeli ve yüzölçümünü gösterir şekilde tapu kayıtlarının Tapu Müdürlüğünden getirtilerek, gelen cevaplara göre bilirkişi raporu denetlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.