Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/26613 E. 2017/15207 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/26613
KARAR NO : 2017/15207
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabul de ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın, müştekiye ait malzemelerden çuval içerisindeki hurda niteliğindeki malzemeleri sakladığı yeri göstererek iadesini sağladığı fakat çalındığı belirtilen ve maddi değeri yüksek olan bir adet silindir kapak ve bir adet mazot pompasını ise iade etmemesi karşısında, kısmi iadenin varlığı kabul edilerek müştekinin TCK’nın 168/1-4. maddelerinde düzenlenen kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı hususunun tespiti gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Sanık hakkında zararın giderilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek ise de; hakkında kasıtlı suçlardan mahkumiyet hükmü bulunmayan, aşamalarda suçunu ikrar eden ve müştekiye ait bir kısım malların yerini söyleyerek iadesini sağlayan, adli sicil kaydında da sadece iki adet hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kayıt bulunan sanık hakkında TCK 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmayacağına karar verilirken dosya içeriği ile uyumlu olmayan yetersiz gerekçeye dayanılması,
3)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. madesinin(1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararı kapsamında sanık hakkında hak yoksunluğuna ilişkin hükmün yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4)Sanığa 5271 sayılı CMK’nın 101/3. maddesi uyarınca bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, soruşturma evresinde atanan zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesi, müdafii ücreti çıkarıldıktan sonra kalan yargılama gideri toplamının ise, 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesine atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.