Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/37666 E. 2017/18776 K. 21.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37666
KARAR NO : 2017/18776
KARAR TARİHİ : 21.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 03.03.2003-25.08.2012 tarihleri arasında çalışmakta iken iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından haklı bir neden olmaksızın bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedilmesi üzerine…12. İş Mahkemesinin 2012/427 esas sayılı dosyası üzerine feshin geçersizliği ile işe iade talepli dava açtığını, davanın kabul edildiğini, işe iadesine ilişkin kararın Yüksek Mahkemenin onaması ile kesinleşmesinden sonra süresinde başvurusuna rağmen işe başlatılmadığını, ihbar ve kıdem tazminatlarının da ödenmediğini, iptal edilen fesih tarihinde 6.978,96 TL ücret alan müvekkilinin ayrıca günlük 9.00 TL yemek yardımı ile ulaşım yardımından yararlandığını, hak ettiği yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, nakliye sektöründe işlerin yoğun olduğu Mayıs – Eylül döneminde her ayın son iki Pazar gününde de çalıştığını, dini bayramların ilk iki günü dışında kalan günleri ile diğer genel tatillerde fiilen çalıştığını, hafta içi 08.00-22.00, Cumartesi günleri 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretleri ile fiilen çalışılan genel tatil ve hafta tatili günleri karşılığı ek ücretlerinin de ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının zamanaşımına uğradığını, açılan işe iade davası sonuçlanmadan akdin feshine bağlı alacak talebinde bulunulamayacağını, iş sözleşmesinin yasa ve usule uygun olarak izinsiz ve mazeretsiz devamsızlığı üzerine 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-g maddesi uyarınca sonlandırıldığını, hak ettiği ve 2009 yılından beri kullanmadığı yıllık izinlerinin yasa ve usule uygun olarak kullandırılmak istendiğini, bu itibarla izin ücret talebinde bulunulmasının kötü niyetli olduğunu ve kabul etmediklerini, tüm hak ve alacaklarının eksiksiz ödendiğini, talep ettiği izin ücreti, hafta ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücret alçağı bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil alacaklarının zamanaşımına uğrayan kısımlarının nasıl hesaplanacağı uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece, davacı tarafından dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarlarının tüm döneme ilişkin olduğu belirtilerek bu miktarların zamanaşımına uğrayan döneme oranlanması suretiyle hesaplama yaptığı görülmektedir. Ancak dava dilekçesinde talep edilen miktarın tamamı yönünden zamanaşımı kesileceğinden ; davacının 18.04.2009 tarihinden öncesine ilişkin söz konusu alacaklarının (ilk dava dilekçesi ile talep edilen kısım hariç) zamanaşımına uğrayacağı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda 18.04.2009 tarihinden önceki dönem için ilk dava dilekçesinde talep edilen miktarın tamamının zamanaşımı itirazı dışında kaldığının kabulü gerekirken ilgili döneme oranlama yapmak suretiyle hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin istek konusu süre içinde fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Söz konusu alacakların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, alacakların taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda; alacaklardan %40 oranında indirim yapıldığı görülmektedir. %30 indirim yapılması dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 21.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.