YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/20438
KARAR NO : 2017/26618
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
Sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine dair Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 07/03/2013 gün, 2012/2177 esas ve 2013/296 karar sayılı hükümlerin sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 20.09.2017 gün ve 2014/49224 esas, 2017/20138 sayılı kararıyla,
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanığa yükletilen hakaret suçundan dolayı kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’nun tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,”karar verilmiştir.
I-İTİRAZ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2017 gün ve 3 – 2013/188353 sayılı yazısı ile,
“İTİRAZ EDİLEN KARAR:
Yüksek Dairenizin, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin sanık … hakkındaki hakaret suçundan kurulan 07/03/2013 tarih ve 2012/2177 esas, 2013/296 karar sayılı kararına ilişkin, 20/09/2017 gün ve 2014/49224 esas, 2017/20138 karar sayılı TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE dair ilamı.
.2.
KONUNUN TAKDİMİ:
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/11/2012 tarih ve 2012/21951 esas sayılı düzenlenen iddianame ile sanık … hakkında, “hakaret” suçundan açılan kamu davası sonucu yapılan yargılama neticesinde, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/03/2013 tarih ve 2012/2177 esas, 2013/296 karar sayılı kararı ile sanık …’in, hakaret suçundan 5237 sayılı TCK’nun 125/1, 53 ve 58. maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında hakaret suçundan hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmedildiği;
Sanık … hakkında, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20/09/2017 gün ve 2014/49224 Esas, 2017/20138 Karar sayılı kararı ile “Sanığa yükletilen hakaret suçundan dolayı kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’nun tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE” karar verilmiştir.
Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairenizin sanık … hakkında, hakaret suçundan verilen “TEMYİZ İSTEĞİNİNİN REDDİNE dair” kararına karşı, sanık … lehine olmak üzere aşağıda arz ve izah olunan nedenle itiraz edilmesi gerektiği düşünülmüştür.
İTİRAZ NEDENİ:
İtirazın konusu; Sanık … hakkında, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının temyizi kabil olup olmadığının belirlenmisne ilişkindir.
Temyiz isteminin reddini düzenleyen CMK’nun 298. maddesinde; “Yargıtay, süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder” şeklinde düzenlendiği,
1412 sayılı CMUK’undaki karşılık maddesinin ise 317. madde olduğu;
6217 sayılı Kanunla 5320 sayılı Kanuna ilave edilen geçici ikinci madde ile “Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” hükmü getirilmiş ve bu hüküm 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Buna göre; 14.04.2011 tarihinden itibaren bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının miktarı ne olursa olsun temyize tabi. Buna karşılık gün para cezasından çevrili olanlar ise 3.000 Türk Lirasına kadar olanlar, bu miktar dahil kesin olup temyiz yolu kapalıdır.
.3.
Somut olayımızda; sanık hakkında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hakaret suçundan sanığın TCK’nun 125/1, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hakaret suçundan dolayı verilen 3 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının da temyizi kabil kararlardan olduğu anlaşıldığından, Yüksek Dairenizce, sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının esas yönünden temyizen incelenmesi gerekirken, sanığa yükletilen hakaret suçundan dolayı kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu gerekçesiyle, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’nun temyiz isteğinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Bu nedenle Özel Dairece, sanık … hakkında, hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün esas yönünden temyizen incelenmesi gerekirken, “TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE” karar verilmesinin isabetli olmadığı kanaatine varılmıştır.
SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda açıklanan nedenle;
Sanık … hakkında, hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin “TEMYİZ İSTEĞİNİNİN REDDİNE” dair Yüksek 4. Ceza Dairesinin 20/09/2017 gün ve 2014/49224 esas, 2017/20138 karar sayılı kararının kaldırılmasına,
Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin sanık … hakkındaki hakaret suçundan kurulan 07/03/2013 tarih ve 2012/2177 esas, 2013/296 karar sayılı kararının temyizen incelenmesine karar verilmesi,
Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur.”
İsteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, sanık … hakkında hakaret suçundan Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesince kurulan, 07/03/2013 tarih ve 2012/2177 esas, 2013/296 sayılı kararına yönelik sanığın temyizinin, miktardan reddine dair Dairemizin 20/09/2017 gün ve 2014/49224 esas, 2017/20138 sayılı kararının kaldırılarak, temyiz incelemesi yapılması istemine ilişkindir.
III-KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen, 20/09/2017 gün ve 2014/49224 esas, 2017/20138 sayılı, sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin reddine dair kararın KALDIRILMASINA,
.4.
Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 07/03/2013 gün, 2012/2177 esas ve 2013/296 karar sayılı hükmün, sanık … hakkında hakaret suçuna hasren yeniden incelenmesi sonucu:
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen ve Dairemizin 20/09/2017 gün ve 2014/49224 esas, 2017/20138 sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmesi nedeniyle inceleme dışı olan TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, incelemeye konu hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.