Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/27667 E. 2017/15562 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27667
KARAR NO : 2017/15562
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.320,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurlar …, …, … ve …’a yönelik hırsızlık ile mağdurlar …, …, …, … ve …’a yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suça sürüklenen çocuk … müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin kısmen tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik hırsızlık suçundan, …’a yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
1-06/08/2011 tarihli olay yeri inceleme tutanağı ve mağdur …’ın anlatımında suça sürüklenen çocuğun girdiği yerden depo olarak bahsedildiğinin anlaşılması karşısında, salt eşyaların muhafazası için kullanılan, herhangi bir ticari faaliyetin yürütülmediği ve/veya bir iş yerinin eklentisi niteliğindeki olmayan yere girilmesinin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturmayacağı düşünülmeden suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Mağdur … her ne kadar soruşturma aşamasında alınan ifadesinde tamir için bırakılan bazı cep telefonlarının çalınmış olduğunu beyan etmiş ise de; gerek 06/08/2011 tarihli olay yeri inceleme raporunda gerekse de kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında iş yerinden çalınan bir şeyin olmadığının belirtilmesi karşısında, söz konusu çelişkinin giderilerek suçun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması halinde, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. TCK 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; mağdur …’ün berber dükkanından beyanına göre, toplam 1,5 TL değerinde 3 adet ustura çalan suça sürüklenen çocuk hakkında çalınan malın değerinin azlığı ve suçun işleniş şekline göre, şartları oluştuğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi uyarınca bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık Serdar Soylubel’e de SİRAYETİNE, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.