Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/14036 E. 2017/16545 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14036
KARAR NO : 2017/16545
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün dahili davalılar, davalı Hafiz İbrahim Kayyımı ve … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili; davacılar murisinin dava konusu 425 ada 13 parselin tamamının, 425 ada 12 parselin 1143/2400 hissesinin, 425 ada 14 parselin ise 284 /2400 hissesinin sahibi olduğunu, 25-30 yıldır zilyetliklerinde bulunduğunu, taşınmazların Hafiz İbrahim adında bir şahıs adına tescil edildiğini, böyle bir şahıs olmadığı gibi mirasçıları da bulunmadığından …adına kayıtlı iş bu taşınmazların iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar … ve Kayyım vekili ; dava konusu edilen 425 ada 12 parselin dava dışı birine satıldığını, zamanaşımıyla kazanma koşullarının oluşmadığını, davanın … yönünden husumetten reddi gerektiğini, …yönünden ise esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … Vekili; zamanaşımıyla kazanma koşulları oluşmadığından davanın reddini savunmuştur.
Bir Kısım dahili davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece;davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup … adına açılan davanın husumetten reddine, tapu maliki …olmadığından ve başka bir şahıs adına kayıtlı bulunduğundan 425 ada 12 parsel yönünden davanın reddine, 425 ada 13 parsel ve 14 parsel yönünden …isimli bir şahıs bulunamadığından ve zilyetlik koşulları da oluştuğundan davanın kabulüne, …adına olan hissenin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm; Dahili davalılar, davalı …Kayyımı ve aynı zamanda … vekili ile davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava ;TMK 713/2 maddesinde yazılı bulunan bilinmeyen kişi hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
1) Dava ; 425 ada 12, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlarda tapu maliki olan …hisselerine karşı açılmış olup taşınmazlarda hisse sahibi olan diğer malikler ( 425 ada 12 parselin tamamının maliki …, 425 ada 14 parselde hisse sahibi olan …, …, … ve … davaya dahil edilmiştir. Yine, 425 ada 14 parselde hisse sahibi olan Belediye Başkanlığı’na ise dava doğrudan açılmıştır. Dahili davalılar ve davalı … Başkanlığının dava konusu edilen…. hisseleriyle ilgisi bulunmadığına göre, dahili davalılar ve Belediye Başkanlığı yönünden taraf sıfatı (pasif dava ehliyeti )yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz karar verilmediği gibi yargılama giderlerinden de sorumlu tutulmamaları doğru görülmemiştir.
2) a) Kayyım vekili sıfatıyla Av. …’ın temyizine gelince; tapu kaydının iptali ile tescilini amaçlayan bu tür davalar kural olarak kayıt malikine, kayıt maliki ölü ise mirasçılarına yöneltilerek açılır. TMK 713/2 maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda , bu tür davaların niteliği ve özelliği gereği kayıt malikine kayyım atanmak suretiyle davanın yürütülmesi mümkün değildir. Ancak TMK 713/2 maddesindeki maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davalarında ayrık bir durum olarak değerlendirilerek tapu sicilinin tutulmasından sorumlu görüldüğü için … aleyhine dava yöneltilir. Bu nedenle kayyım aleyhinde açılan davanın da usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
b) … vekili sıfatıyla Av. …’ın temyiz itirazlarına gelince; Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın TMK’nun m. 713/2. ve 713/1. maddesindeki koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Ne varki; TMK’nun 713/2. maddesindeki düzenlemeye göre birbirinden ispat koşulları farklı olan üç ayrı neden bulunmaktadır.
Kanunun açık hükmü dikkate alındığında, tapu sicilinden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak, kimliğini ortaya koyacak gerekli bilgi ve belgelerin tapu sicilinden (kütüğünden) çıkarılmasının imkansız olmasıdır. (Yargıtay HGK’nun 10.04.1991 tarih 1991/8-51 Esas, 194 Karar ve 15.04.2011 tarih 2011/8-111 Esas, 2011/180 Karar sayılı ilamları). Genel olarak, gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekir. Ayrıca “tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, silinmesi ve yeniden yazılmaması, soyut ve nam-ı mevhum adına (mevcut olmayan hayali kişi) yazılması, hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması, malik adının müphem, yetersiz ve soyut gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan malik, tanınmayan, hatırlanmayan, adresi tespit edilemeyen, kendilerine tebligat yapılamayan, mirasçıları belirlenemeyen, uzun yıllar önce ölmüş ya da taşınmış bir şahıs değildir.
Somut olayda; dava konusu 425 ada 12, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların öncesi 425 ada 3, 4, 5 parseller olup, bu parseller 2004 yılında imar uygulaması sonucunda oluşmuştur. 18.11.2013 tarihli Fen bilirkişi krokisine göre 425 ada 12 parsel, 425 ada 3 ve 4 parsellerden oluşmuş olup, hali hazırda tapu maliki … adına kayıtlıdır; 425 ada 13 parsel, 425 ada 3 ve 4 parsellerden oluşmuş olup hali hazırda …adına kayıtlıdır ve 425 ada 14 parsel ise 4 ve 5 parsellerden oluşmuş olup hali hazırda 284/2400 hisse ile …adına, 652/2400‘er hisse… ve … adlarına, 160/2400 hisse ise … Belediyesi adına tapuda kayıtlıdır. . Kadastro tutanaklarına göre sadece 425 ada 4 parselin tapu maliki …olup diğer 425 ada 3 ve 5 parsellerin tapu malikleri başka şahıslardır. Buna göre 425 ada 4 parselin Kadastro tutanağına bakıldığında, taşınmaz senetsizden olup dayanağı olan 1937 tarih ve 22 tahrir numaralı vergi kaydının …adına olduğu , …e bu yerin ceddinden intikal ettiği, …in bir kaç yıl önce öldüğü ,mirasçılarının bulunduğu ancak …in baba adı , soyadı ve veraset ilamı ibraz edilmediğinden bu şekilde …adına kaydedildiği tespit edilmiştir. Şu halde, eldeki dava yoluyla adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali ve tescili istenen kişi olan …dosya kapsamına göre tanınan ve bilinen kişidir..
Kayıt malikinin mirasçılarının belirlenememesi, kimliğine ait bilgilerin elde edilememesi, adresinin saptanamaması gibi hususlar o kişinin tapu kütüğünden maliki bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmez. Bununla kanun koyucu tarafından tapu kütüğünün incelenmesinden anlaşılamayan, kim olduğu belirlenemeyen hayali kişiler amaçlanmıştır. Saptanan somut ve hukuki olgular ile yerleşmiş içtihatlar karşısında davanın; maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan sebebine dayanılarak açıldığı ve tapu kaydının iptali istenen kayıt malikinin bilinen kişi olduğu belirlenmiş bulunmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken; maddi olgu, dosyadaki deliller ve konuyla ilgili yerleşmiş içtihatlar gözardı edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle dahili davalılar, Belediye vekili, Kayyım ve … vekili tarafından yapılan temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.12.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.