YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44087
KARAR NO : 2017/30381
KARAR TARİHİ : 21.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 01/06/2008 tarihinden iş sözleşmesinin haksız ve tek taraflı olarak feshedildiği 28/08/2012 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin en son net 940,00 TL ücret aldığını, müvekkilinin sabahcı ve akşamcı olmak üzere iki vardiya halinde 10:00-18:30 veya 14:00-22:30 saatleri arasında çalıştığını, çoğu zaman yalnız çalışması sebebiyle günlük üçbuçuk saat fazla çalışma yaptığını, müvekkilinin ulusal bayram genel tatil günlerinde de çalışmasına devam ettiğini, kullandırılmayan onaltı günlük yıllık izin alacağı olduğunu, müvekkilinin DİSK’e bağlı Sosyal İş Sendikası’na 15/06/2012 tarihinde üye olmasının öğrenilmesi üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, iddia edildiğinin aksine davacının sendikaya üye olduğunun bilinmediğini, davacının 05/06/2012 tarihinden 28/08/2012 tarihine kadar her gün defalarca sözlü uyarılara rağmen işinin başında durmadığını, işini yapmadan dolaştığını, başka bölümlerde çalışan personeli iş dışı konularda rahatsız ve meşgul ettiğini, iş akışının olumsuz etkilenmesine ve verimin düşmesine sebebiyet verdiğini, müvekkil şirket aleyhine konuşmalar yaptığını,yıllık izinlerinin kullandırıldığını,yılsonu prim ödemesi altında bir ödeme olmadığını,davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışma ücretlerinin bordrolara yansıtılarak ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılmayacağı konusundadır.
Gerek mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 84. maddesinde gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesinde ıslahın ancak tahkikat tamamlanıncaya kadar yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 tarih ve 1944/10 esas, 1948/3 karar sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 13.05.2016 tarih ve 2015/1 esas ve 2016/1 karar sayılı ilamında da bozma sonrası ıslahın mümkün olmadığı kesin bir şekilde belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre, 25/11/2015 tarihli ve 2014/18869 esas, 2015/31642 karar sayılı bozma ilamına uyulmasından sonra bilirkişi raporu doğrultusunda, 14/06/2017 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talep konusu alacakların miktarı artırılmıştır. Mahkemece ıslah doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmadığından ıslah yapılmamış kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,21.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.