YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5092
KARAR NO : 2017/15460
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibarıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk için; mahkemenin 08/02/2012 tarihinde işlenen suçlar için 05/03/2013 tarihinde 5271 sayılı CMK’nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 28.03.2013 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 01/10/2014 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28.03.2013 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 11.07.2013 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’un 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada (12-15) yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının zorunlu olduğu halde, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmadan başka bir dosya için alınan sosyal inceleme raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
2-TCK’nın 142/1-b, 143, 35 ve 31/2. maddeleri uyarınca 3 ay 15 gün olarak ceza belirlendikten sonra, 62/1 maddesi uyarınca 1/6 indirim yapıldığında, cezanın 2 ay 27 gün olarak hesaplanması gerekirken, hesap hatası sonucu 2 ay 17 gün olarak hesaplanarak paraya çevrilmesi suretiyle daha az ceza tayini,
3-İddianamenin kabulü kararı da dahil olmak üzere, duruşmaya hazırlık tutanağı, duruşma tutanakları ile gerekçeli karar başlığında yargılamaya Çocuk Mahkemesi sıfatıyla bakıldığının belirtilmemiş olması,
4-Yargılama gideri olarak hesaplanan 9,00 TL’nın, CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında kaldığından hâzineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.