Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/39284 E. 2017/19601 K. 27.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39284
KARAR NO : 2017/19601
KARAR TARİHİ : 27.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bünyesinde gıda mühendisi olarak, 2006-2007-2008-2009-2010-2011-2012 yıllarında istihdamı zorunlu personel sözleşmesi imzalayarak çalıştığını, sözleşme sürelerinin bir yıl olduğu, ancak süre bitiminden bir ay önce taraflar yazılı bildirimde bulunmazlarsa ücret güncellenerek sözleşmenin aynı koşullarda yenileneceğinin düzenlendiğini, bu hüküm uyarınca 2013 ve 2014 yılları için yazılı sözleşme imzalanmasa da, sözleşmenin bu yıllar için de yenilendiğini, bu sözleşmelerde aylık ücret açıkça kararlaştırıldığı halde, sözleşme ile belirlenen ücretin daha altında ücret ödenmesi sebebi ile iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fark ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde çalıştığı sekiz yılı aşkın süre içerisinde ücretin eksik ödendiğine dair ihtirazi kayıt ileri sürmeden bordroları imzaladığı, meslek odaları tarafından belirlenen ücretlerin tavsiye niteliğinde olduğu, tarafların serbest iradeleri ile belirledikleri ücrete itibar edilmesi gerektiği, davacıya çalıştığı süre boyunca ücretlerin düzenli olarak artış uygulanarak ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde hem her dönem için ücret belirlendiği, hemde davacıya kayıtlı olduğu oda tarafından belirlenen ücretin altında ödeme yapılamayacağının kararlaştırıldığı, oda tarafından belirlenen asgari ücretin ödenmesi gerekirken daha düşük oranda ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek fark ücret alacağı ve kıdem tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Dairemizin 22.06.2016 tarih, 2015/23014 esas – 2016/18766 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına karşı, kabul gerekçeleri ile direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin, direnme kararını 6352 sayılı Kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi bulunmaktadır. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmeleri ile yıllık olarak ücret miktarları belirlenmiştir. Davacıdan 4857 sayılı Kanunun 22. maddesine uygun olarak yazılı muvafakatı alınmadan, sözleşmeler ile belirlenen miktarların altında ödemeler yapılması, davacı bu ödemeleri kabul etmiş olsa dahi ücretinin düşürülmesine muvafakat ettiği anlamına gelmez. Direnme kararı bu yönü ile uygun bulunarak Dairemizin 22.06.2016 tarih, 2015/23014 esas – 2016/18766 karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre, davacı, davalı şirket ile hesaplamaya konu dönem içerisinde 09.03.2010,21.03.2011 ve 13.04.2012 tarihli birer yıl süreli gıda mühendisi sorumlu yöneticilik sözleşmeleri imzalamıştır. Anılan sözleşmelerde aylık ücret miktarı net olarak belirlenmiş (2010 tarihli sözleşmede aylık net 1.800,00 TL, 2011 tarihli sözlemede net 2.050,00 TL ve 2012 tarihli sözleşmede net 2.500,00 TL ) ve sorumlu yöneticinin ücretinin kayıtlı olduğu meslek odasının belirlediği taban ücretin altında kalamayacağı belirtilmiştir. Bu durumda yalnız sözleşme süreleri ile sınırlı olarak (sözleşmeler birer yıl için düzenlenmiştir), sözleşmelerde kararlaştırılan ücretle çalıştığı kabul edilmelidir. Birer yıllık sözleşme dönemleri dışında ise davacının ücretinin düşürülmesine yazılı muvafakatı olmadığından sözleşme gereği en son alması gereken ücretle çalıştığı kabul edilmeli ve davacının son ücreti de bu doğrultuda belirlenerek karar verilmelidir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliyi iadesine, 27.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.