Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/4818 E. 2017/15462 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4818
KARAR NO : 2017/15462
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibarıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1-Müşteki …’ın ikametinde 09/07/2013 tarihinde hırsızlık olayının meydana geldiği, 06/09/2013 tarihinde temyiz incelemesine konu müştekinin zilyetliğindeki tırdan mazot ve 15/09/2013 tarihinde ise aynı tırdan akü çalındığı anlaşılmakla, dosyada mevcut olay yeri inceleme raporlarına göre, 06/09/2013 ve 15/09/2013 tarihlerinde mazot ve akü hırsızlığına dair yapılan teknik incelemelerde delil niteliği taşıyabilecek herhangi iz ve bulguya rastlanmadığı, ancak 09/07/2013 tarihinde müştekinin evinde gerçekleşen hırsızlık olayında olay yerinde ele geçen parmak izlerinin suça sürüklenen çocuk …’e ait olduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun mazot çalma eylemine katılmadığını savunduğu ve suça sürüklenen çocuğun mazot hırsızlamak suçunu işlediğine dair başkaca delil bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun 09/07/2013 tarihli eylemi nedeniyle ayrı bir dava açıldığı ve yapılan yargılama sonucu Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin 03/03/2015 gün ve 2013/719-149 sayılı kararı ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırıldığı, hükmün temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın arşivinde inceleme sırası beklediğinin anlaşılması karşısında, 09/07/2013 tarihli hırsızlık olayında ele geçen parmak izinin, incelemeye konu dosyanın sübut delili olarak kabul edilerek suça sürüklenen çocuğun yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Suça sürüklenen çocuğun aynı müştekiye yönelik 09/07/2013, 06/09/2013 ve 15/09/2013 tarihlerinde hırsızlık suçunu işlediği iddia edilmekle; 15/09/2013 tarihinde akü çalmaya ilişkin bir dava açılıp açılmadığının araştırılması, 09/07/2015 tarihli eyleme ilişkin Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin 2013/719 Esas sayılı dosyanın getirtilerek incelemesi, bu dava ile birleştirilme olanağının araştırılması, birleştirmenin mümkün bulunmaması halinde, dosyanın onaylı örneğinin dosya içerisine konulması, delillerin bir bütün olarak irdelenerek suçların arasındaki zaman aralığı da gözetilerek TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Müştekinin kullanımında olan tırdan mazotun gece 04.30 sularında çalındığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca tayin olunan cezada TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken eksik cezaya hükmolunması,
4-Suça sürüklenen çocuk hakkında tanzim edilen Adli Tıp Kurumu gideri için takdir edilen toplam 100,00 TL ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3. maddesine ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye göre kendilerinden tahsil edilemeyeceği, 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince Devlet Hazinesine yüklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 06/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.