Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/24724 E. 2017/15515 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24724
KARAR NO : 2017/15515
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Her ne kadar tebliğnamenin bozma isteyen birinci görüşünde herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin hırsızlık suçundan alt sınırdan ayrılarak ceza tayin edildiği belirtilmiş ise de; mahkemece gerekçeli kararda çalınanan değeri gözönünde bulundurulurak hırsızlık suçundan verilen ceza alt sınırın aşılması suretiyle tayin edilmiştir şeklinde usul ve yasaya uygun gerekçe gösterildiğinden; yine bozma isteyen ikinci görüşte yasal olmayan nedenlerle mala zarar verme ve sahtecilik suçlarından dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmemesi belirtilmiş ise de; gerekçeli kararda, sanıkların dosyaya yansıyan kişilik özellikleri gözönünde bulundurulurak yeniden suç işlemeyeceklerine dair olumlu kanaat edinilemediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasna yer olmadığına kararı verildiğinin belirtildiği ve usul ve yasaya uygun olduğu, yine bozma isteyen üçüncü görüşte, iddianame ile 5237 sayılı TCK’nın 143 ncü maddesinin uygulanması istenmesine rağmen bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi belirtilmiş ise de, mahkemece gerekçe kısmında bu konuda değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla; tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
1)Sanıklar hakkında hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, sanıklar … ve …’in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usûl ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
2)Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2014 tarih, 2014/2-40 Esas ve 2014/453 Karar sayılı kararında; “Hırsızlık ve mala zarar verme suçları 5237 sayılı TCK’nın onuncu bölümünde “Mal varlığına karşı suçlar” başlığı altında düzenlenmiş olup her iki suçun da koruduğu hukuki değer kişinin mal varlığıdır. Hırsızlık eyleminde zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden tamamının veya bir kısmının alınması suretiyle müştekinin malvarlığına zarar verilirken, mala zarar verme suçunda ise; başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkıp, tahrip edip ya da yok etmek suretiyle kullanılamaz hâle getirerek veya kirleterek zarar verilmesi söz konusudur. Her iki suç tipinde de mağdur malvarlığı itibarıyla zarar görmektedir. Hırsızlık suçunda, suça konu mal alınıp götürülmek suretiyle mağdurun zilyetliği tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Mala zarar verme suçunda ise, malın mutlaka alınması gerekli olmayıp, çoğunlukla malın tamamı ortadan kaldırılmamakta, zarar verilerek kısmen veya tamamen kullanılmaz hale getirilmektedir. İki suçu bir birinden ayıran önemli özellik ise; hırsızlıkta failin faydalanma amacıyla eylemini gerçekleştirmesine karşın, mala zarar verme suçunda mağdura zarar verme düşüncesiyle hareket etmesidir. Bu nedenle mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı tanışır mal olması halinde, ayrıca mala zarar verme suçundan da ceza verilmemesi gerekmektedir. Ancak hırsızlık eylemi gerçekleştirilirken suça konu mal dışında bir başka eşyaya zarar verilmiş ise, mala zarar verme suçu ayrıca gerçekleşebilecektir. Örneğin, aracın camı kırılarak içerideki telefonun alınması halinde hırsızlık suçu yanında, ayrıca hırsızlık suçunun konusunu oluşturmayan araç camının kırılmış olması nedeniyle mala zarar verme suçu da oluşacaktır. Bununla birlikte, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşyanın çalınması sırasında ayrıca bu eşyaya zarar verilmesinin de söz konusu olduğu hallerde, bu durum 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulmalıdır”şeklindeki açıklama karşısında, sanıkların katılana ait park halindeki aracı düz kontak yapmak suretiyle kontak yerini kırıp zarar vermek ve bu şekilde çalmak şeklindeki eylemlerinin, hırsızlık suçunun unsurunu oluşturduğu, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun ve korunan hukuki yararın aynı olması nedeniyle, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, bu suçtan da hükümlülük kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 07/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.