YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/26439
KARAR NO : 2017/25699
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca bir suç isleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedileceğinin düzenlendiği, dosya kapsamına göre sanığın müştekiye karşı birden çok kez gerçekleştirdiği tehdit ve hakaret eylemlerinin bu kapsamda değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesi ve 125/1. maddesi gereğince verilecek cezaların, aynı Kanun’un 43/1. maddesine göre artırılması gerektiği gözetilmeden, eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
1-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde “Sanığa verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına” karar verilmesine karşın, hakaret suçundan kurulan hükümde “Sanığın sabıkalı geçmişi, sosyal ilişkileri, dosyaya yansıyan kişiliği, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alındığında, şartları oluşmadığı” gerekçesiyle TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2-Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret
.2.
suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu ancak yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği, anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.