Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/15274 E. 2017/16656 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15274
KARAR NO : 2017/16656
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda tebligatın usulsüz yapıldığını haczi 03.12.2014 tarihinde öğrendiğini tebliğle ilgili kayıtlara ve nüfus kaydına dayandığını açıklayarak müvekkili aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde haczedilen taşınmazlardan evin müvekkilinin haline münasip meskeni diğer taşınmazların ise çiftçilik yapan müvekkilinin geçiminin temini için zorunlu tarım arazileri olduğunu belirterek hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taşınmazların haczedildiğine dair 103 davetiyesinin borçluya 16/07/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen şikayetin İİK’nın 16. maddesi gereğince yasal 7 günlük şikayet süresi geçtikten sonra 18/12/2014 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle şikayetin süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, haczedilmezlik şikayeti, aynı Kanun’un 16/1. maddesine göre 7 günlük süreye tabidir. Şikayet süresi haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Somut olayda; 103 davetiyesinin borçlu asile ” muhatabın işte olduğunu beyan eden, muhatapla birlikte sakin ehil ve reşit kardeşi…’e tebliğ edilmiştir” şerhi ile 16.07.2014 tarihinde, kıymet takdir raporunun ise 03.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu vekilinin temyiz dilekçesine eklediği aile nüfus kayıt örneği içeriğinden borçlunun 103 davetiye tebliğ şerhinde belirtilen “….” adında bir kardeşinin olmadığı görülmekle 103 davetiye tebliğinin usulsüz olduğunun kabulü gerekir Kıymet takdir raporunun tebliğ edildiği 03.12.2014 tarihi itibariyle ise 08.12.2014 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin süre yönünden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.